Kim kurtaracak bu liberalizmi

"Liberal düzen bitti mi" sorusu Batı dünyasının son zamanlarda en sevdiği tartışma konularından biri.

Bunun arkasında küresel ekonomideki çalkantılarla birleşen siyasi krizlerin etkisi var.

Nobel ödüllü ekonomist Daron Acemoğlu da yeni kitabında aynı sorunun cevabını arıyor. Türkçeye "Hangi Liberal Demokrasi" ismiyle çevrilen kitabın İngilizce orijinalindeki başlık "Liberal Demokrasiye Ne oldu"

Acemoğlu, Soğuk Savaş'ın ardından zafer kazandığı düşünülen liberal sistem hakkındaki iyimserliğin yok olduğunu kabul ediyor.

Bunun sebebini de temel olarak refah paylaşımının kötüleşmesi, demokrasinin gerilemesi ve teknolojinin yanlış yola girmesi olarak özetleyebileceğimiz bir çerçevede değerlendiriyor.

Tek cümleyle özetleyecek olursak liberalizmin yeniden inşa edilmesi gerektiğini bunun da "işçi sınıfı liberalizmiyle" başarılabileceğini söylüyor.

"Liberalizm yeniden yükselecekse, bunu merkezinde işçi sınıfı olacak şekilde gerçekleştirmelidir" diyor.

Haberin Devamı

Bu konudaki çözümün siyaset ile teknoloji işbirliğinden geçtiğini düşünüyor. Sıradan insanı dışlayan büyük teknoloji ve yapay zekâ yerine kapsayıcı bir sistem kurulmasını öneriyor.

Acemoğlu'nun çizdiği bu geniş ve biraz da muğlak çerçeve farklı kesimlerden tepki aldı.

Kimler karşı çıkıyor: Acemoğlu'nun temel tezine karşı çıkan kabaca üç kesim var. Birincisi neoliberal piyasacılar. Bunlar devletlerin piyasaya ve sisteme ne kadar müdahale ederse o kadar kötü olacağını düşünüyor. Acemoğlu'nun önerisinin de müdahaleci olduğu için çözüm getirmeyeceğini iddia ediyorlar.

İkincisi eleştirel sol kesim. Kapitalizmin sorununun liberal pansumanlarla çözülemeyeceğini iddia ediyorlar. Acemoğlu'nun "işçi sınıfı liberalizmi" önerisini de sistemi ıslah etme projesi gibi görüyorlar.

Üçüncüsü ve bence en önemlisi, büyük teknoloji şirketleri ve paydaşları. Acemoğlu'nun küresel ekonomik düzenin özellikle birkaç büyük teknoloji şirketini ihya ederken kitleleri yoksullaştırdığını söylemesi kendisine büyük düşmanlar kazandırdı. Zaten kitabın liberalizmin içine girdiği krizde odak noktalarından biri de bu büyük şirketler.

Birçoklarına göre beyhude bir çaba olan liberalizmi kurtarma tartışması uzun süre devam edecek gibi görünüyor.

Haberin Devamı

Fakat kitabı ve Acemoğlu'nun akademisyenliğine yönelik son zamanlardaki eleştirileri bu çerçeveden okumak ilginç.

BİR SOĞUK SAVAŞ PARODİSİ

Dünyadaki mevcut ekonomik sisteminin içinde bulunduğu kriz, en eski aktörleri garip bir şekilde etkiliyor.

Geçenlerde İngiliz The Economist dergisinin Daron Acemoğlu'na ilişkin yayınladığı bir yazıyı gündeme getirmiştim. Eleştiri mahiyetinin çok ötesindeki bu yazı aslında bir sistem krizinin göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Daha ilginç başka bir yayın ise bu hafta Wall Street Journal gazetesinden geldi. Genç bir gazeteciyi süpermarkete yollayan gazete, kapitalizmin neden dünyanın en iyi sistemi olduğunu kanıtlamak için süpermarketteki ürün çeşitliliğini örnek gösterdi.

Haberin Devamı

Haber videosunda Z kuşağına mensup editör, Boris Yelstin'in ilk Amerika ziyaretinde süpermarketi görünce nutkunun tutulduğunu anlatıp "İşte bu ürün çeşitliliği kapitalist refahın göstergesi" diyor.

Bir esnaf çocuğu olarak, Soğuk Savaş'ın bitişine denk gelen çocukluk döneminde okul çıkışlarında hep dükkâna giderdim. Bir gün nereden aklıma takıldıysa "Komünizm nedir" diye sormuş, arastadaki bir esnaf abimizden "Çocukların çikolata yiyemediği rejim" diye cevap almıştım. Yıllar sonra anladım. Sanırım o esnaf gizli gizli Wall Street Journal okuyordu.

BU YAZIN FOTOĞRAFI

Küresel iklim krizinin etkilerinin en sert şekilde hissedildiği bir yaz mevsimini geride bıraktık.