Humeyni, nasıl Urfalı kayınpeder oldu

HUMEYNİ'nin İran Devrimi öncesi bir dönem Bursa'da sürgünde kaldığını biliyordum.

Ama bunun Türk magazininin en renkli makalelerinden birine dönüştüğünü yeni öğrendim.

Bursa bir sürgün şehri...

Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Orhan Kemal gibi büyük isimlerin yanında Humeyni'nin de aynı şehirde sürgün olması, tarihin tuhaf bir tezahürü olsa gerek.

Humeyni, 1964'te geldiği Bursa'da yaklaşık bir yıl sürgünde kaldı.

Sonra Irak ve Fransa'nın ardından 1979'daki İran Devrimi'yle iktidara geldi.

Humeyni'nin demir yumruğunu göstermeye başladığı dönemde, Ercan Arıklı ve Hıncal Uluç'un birlikte çıkardıkları Erkekçe dergisi Bursa'daki ev sahibi ve komşularıyla konuşarak bir dosya hazırlamış.

1982'de yayımlanan bu haberi sosyal medyada yeni gördüm.

Seksist ismi ve içeriği dolayısıyla ben bu dergiyi ucuz, kalitesiz erotik bir yayın olarak bilirdim.

Haberin Devamı

Ama ne yalan söyleyeyim bir solukta okuduğum Humeyni dosyası, New Yorker dergisi tarzında bir yazı olmuş.

Humeyni, Şah Pehlevi'nin sonunu hazırlayan Beyaz Devrim sırasında tutuklandı.

Beyaz Devrim, kapsamlı bir reform hareketi olarak planlansa da İran'da servet dağılımının değişmesine ve toplumsal sorunların derinleşmesine neden oldu.

Humeyni, bu dönemde Şah'a karşı sesini ilk yükselten Mollalardan biriydi. 1963'te bu yüzden hapsedildi.

Hapisten çıktıktan sonra 1964'te önce Ankara'ya oradan Bursa'ya getirildi.

Resmi tarih bize Bursa sürgünündeki bir yılda Humeyni'nin tartışmalı ikinci kitabı Tahrir El Vesile'yi yazdığını ve İran Başbakanı Hassan Ali Mansur'a yapılan suikastı planladığını söylüyor.

Erkekçe dergisi ise bambaşka bir portre çizmiş. Kendi halinde, bazen sert bazen yumuşak bir din adamı... Neredeyse tonton bir ihtiyar...

TAKSİM'DE MÜZİKSİZ LOKANTA ARAYIŞI

TÜRKİYE'ye getirilen Humeyni, Ankara'dan apar topar Bursa'ya gönderilmiş. Farsça bilen istihbarat albayı Ali Çetiner'e teslim edilmiş.

Tüm sorumluluğu Çetiner'e verilirken, "kimliğinin gizli tutulması" şart koşulmuş. Operasyon bir gün içinde gerçekleştiğinden Çetiner, Humeyni'yi eşi ve üç çocuğuyla yaşadığı evinde ağırlamak zorunda kalmış. Üstelik yanındaki İranlı subayla birlikte.

Haberin Devamı

Ev hayatından sıkılan Humeyni bir süre sonra dışarı çıkmak istemiş. Albay Çetiner, sokakta dikkat çekmemesi için cübbe ve sarığını çıkarmasını istemiş.

Humeyni kabul etmeyince çıkamamışlar. Ama bir süre sonra iyice bunaldığı için Çetiner'in verdiği ceket ve pantolonu giyerek Bursa sokaklarında tur atıp Ulu Cami'yi ziyaret etmişler.

Humeyni, sokağa çıkmaya başladıkça konu komşunun da dikkatini çekmiş. Albay Çetiner'in eşi Melahat Hanım şu hikâyeyi uydurmuş: "O benim kayınpederim. Urfa'da oturuyordu. Fakat kayınvalidem ölünce yalnız kaldı. Yanımıza aldık."


MASRAFLAR ANKARA'DAN

Çetinerlerin evi bir süre sonra bu kadar insana dar gelince Bursa'nın lüks semti Çekirge'de aynı bahçe içindeki iki eve taşınmışlar. Humeyni bir evde, Çetiner ailesi diğer evde kalmaya başlamış. Ancak Humeyni, Albay Çetiner yanında olmadan sokağa adım atamıyormuş.

Haberin Devamı