Fransa'da kıvılcımını liseli öğrencilerin attığı eylemlerin bir şiddet sarmalına dönüşmesi şaşırtıcı değil.
Olayların ilk başladığı günlerde bu gösterilerin Avrupa çapında yayılma ihtimaline işaret etmiştim. Bunun hâlâ oldukça gerçekçi bir ihtimal olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bugün Fransa'da eğitim hakları üzerinden Avrupa'nın açık bir şekilde erimekte olan refah modeli sorgulanıyor.
Aynı konu İspanya'da konut krizi, İtalya'da çiftçilerin ve dar gelirlilerin sorunları üzerinden patlak veriyor.
En korkulan senaryo ise Avrupa'nın hemen her yerinde felakete sürüklenebilecek bir göçmen çatışması.
Bugün Almanya'dan İngiltere'ye sosyal medyanın nefret grupları da dar kafalı eski medya da bu damarı sorumsuzca kaşıyor.
Tam da bu açıdan bakıldığında Fransa'da yaşananlardan çıkarılması gereken birkaç sonuç var...
1-Mesele sadece eğitim değil: Kısa sürede şiddet sarmalına dönüşen gösteriler temel bir noktayı işaret ediyor. Fransa'nın bir zamanlar toplumu önceleyen devlet sistemi artık "ortalama vatandaşa" cevap vermiyor. Gençler öncü, yaşlılar mutsuz, dertler ortak.
Haberin Devamı
2-Kısa vadede çözümü yok: İşin kötü yanı ufukta beklentileri tersine çevirecek bir gösterge olmaması. Nüfus yaşlanıyor, üretim yavaşlıyor, bütçede eğitimden, emeklilerin haklarından, dar gelirlilerden giderek daha fazla kesinti yapılıyor.
3-Siyaset inandırıcılığını yitirdi: Cumhurbaşkanlığında son dönemlerini yaşayan ve siyasi açıdan "topal ördek" konumunda bulunan Macron yalnız değil. Bugün Avrupa'nın hemen her yerinde merkez siyasi partilerin liderleri benzer kaderleri paylaşıyor.
4-Şiddet ve düzensizliğin zaferi: Gösterilerin başında öğrencilere karşı orantısız güç kullanarak yaralanmalara yol açan Fransız polisi sonraki günlerde yağmalara ve radikal eylemlere karşı çaresiz kaldı. Ortaya çıkan tablo Avrupa'daki devlet algısındaki erozyonun dışa vurumu sayılabilir.
5-Aşırı sağa piyango çıkabilir: Bütün bu yaşananlar "denize düşen yılana sarılır" deyimini haklı çıkarırcasına aşırı sağa yarayabilir. Avrupa yakın tarihinde kaosun içinden düzeni sağlamak adına faşizme savruldu. Bugün de benzer bir senaryo için aşırı sağ partiler pusuda bekliyor.
Haberin DevamıBİR SAATTE 12 BİN YIL
Londra gerek müzeleri gerekse ziyaretçileri bakımından dünyanın önemli sanat başkentleri arasında yer alıyor.
Son dönemde Türkiye'deki kültür ve sanat dünyasından bu konuda önemli yatırımlar geliyor. Bunlardan biri DEM Müzeciliğin Londra'nın doğusunda açtığı Timewalk Deneyim Müzesi.
Temmuz ayında açılan müzeyi geçen hafta yapılan bir davet vesilesiyle ziyaret ettim. Davette, Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş'ın yanı sıra DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, CEO Eda Bildiricioğlu ve Türkiye'den gelen gazeteci meslektaşlarımız vardı.
Londra'nın doğusundaki devasa sergi merkezi Excel'deki müze için yaklaşık 22 milyon poundluk (1.45 milyar TL) yatırım yapılmış.
Haberin DevamıBana göre müze yapay zekâ çağının kültür ve sanattaki karşılığı sayılabilir.
Klasik müzelerde görülen arkeolojik eserlerin yerine bu müzede görkemli animasyonlar, güçlü bir ses sistemi ve belgeselvari bir hikâye anlatımı var.
Bir saatlik bir sürede beş ayrı bölümde Göbeklitepe'den Mayalara beş medeniyetin hikâyesine tanıklık ediyorsunuz.
Benim gibi klasik müzelerde saatlerce dolanıp tarihin derinliklerinde kaybolmayı sevenler için bu farklı bir tecrübe oldu.
Londra'daki pek çok müze gibi bu deneyim müzesinin de yoğun ilgi gördüğü söylenebilir. Bir yılda 1 milyon ziyaretçi hedefleyen müze Google'daki yorumlara bakılırsa büyük çoğunluğun beğenisini kazanmış.

12