Uykuda ya da uyanık yaşamak!

Dünya yaşam savaşı içinde debelenirken, insanlar için, iki seçenek kalıyor.

Uykuda ya da uyanık yaşamak.

Yani.

Ya uykuda yaşayacaksın.

Ya uyanık yaşayacaksın.

Her sabah uyandığımızdan itibaren, bir bakın etrafınıza, o kadar haber bombardımanı içindeyiz ki.

İnsanların birbirlerine yaptığı kötülüklerden başa çıkamaz haldeyiz.

Keşke uykuda yaşamak şansımız olsa, tüm zahmetlerden uzak bir köşede yaşasak.

Var sandıklarımız ile yetinsek, olmayan hiçbir şeyin farkında olmasak, o duygularla yaşamdan geçip gitsek.

Keşke hayatı şahane sandırabilsek.

Uzun ve kazık yiyerek yaşadığımız yorucu bir hayatı göze alamayacak isek.

Ve insan cehenneminde yaşama yolculuğunu göze alamayacak isek, aslında en uygunu bu değil mi

Uykuyu sürdürmek.

Neden mi

Çünkü uyanış sanıldığı gibi kolay değildir, sancılıdır.

Sancı nasıl başlar biliyor musunuz, önce sancıyı göze almakla başlar.

Sonra o insan dünyadaki konumunu bilir, kendini tanıma yolunda adım atar.

Eksikliklerinin farkına varır, fazlalıklarının farkına varır, kendi ile bu kadar uğraşırken.

Öte yandan insanların, tabiatın her şeyin farkına varır.

İyiliklerin ve kötülüklerin farkına varmaya başlar.

İnsanları anlar, insanları tanımaya başlar, gittikçe insanların aklından geçenleri anlamaya başlar.