Reha Muhtar.
Show TV ana haber bülteninde, her gece evlerimize girdi, her nerede yaşanıyor ve yaşatılıyorsan cümlesi ile anlattığı haber bültenini kapattı.
Değişik bir üslubu vardı.
Söylediği ya da kurduğu bir cümle günlerce konuşulur ve gündem olurdu.
Vefat etti.
Çok üzüldüm.
Saklamadığı ve hep açıkça anlattığı zorlu ve çekişmeli bir hayatı vardı.
Bu çekişmeli hayatı kim seçti bilemem.
Kendisini tanırdım, sohbet etmiş, beni davet etmiş ve beraber yemek yemişliğimiz vardı.
Kendi televizyon programımda onunla ilgili, aşk ilişkileri ile ilgili tatlı tatlı yorum yapardım.
Beni akşam üzeri arar, gülerek niye böyle söyledin, aslında öyle değil diye anlatırdı.
Hiç kızmazdı.
Hatta gülerdi.
Hatta kendisinden bahsedilmesini severdi.
Televizyonda Reha Muhtar öldü haberini alır almaz, eyvah dedim ve çok üzüldüm.
Bu haberi alan herkesin aklından bir şeyler geçirdiğini ve onları hiç ilgilendirmeyen konularla ödeşmeye girdiğini paylaşımlardan hemen anladım.
Ne münasebet değil mi, adam ölmüş.
Cenaze törenine ünlü, arkadaş bildiği, dost bildiği ya da beraber çalıştığı çoğu iş arkadaşı katılmamış.
Reha Muhtar.
Bir zamanlar telefonu susmayan, odasının önünde kuyruklar oluşan, bir sözü ile günlerce konuşulan bir adamdı.
Vatan gazetesinde köşe yazardı.
O kadar güçlenen tehlikeli bir duygu var ki, kim güçlü ise insanlar onun yanında duruyor.
İnsan güçlü iken, hayatında çekilen fotoğraflar, arkadaşlıklar, menfaatler, çıkarlar çoğalıyor.
Ne zaman gücün bitiyor, yanında kim varsa kayboluyor ve çoğalan her şey azalıyor.
Etrafında binlerce insan vardı.

32