Keyfim sebepsiz yerinde.
Hava buz gibi, sıkıca giyiniyorum, sahile iniyorum ve deniz kenarında oturuyorum.
Deniz hep en yakın arkadaşım.
Merhaba mavi.
Onun adı mavi.
Deniz havaya inat masmavi ve o kadar güzel ki.
Deniz bazen, herkese ve her şeye rağmen kendi bağımsızlığı korur ve hare hare masmavi
kalır.
Rengi açık maviden başlar, koyu mavi renge doğru katman katman gider.
Rengarenk mavi.
Çeşit çeşit mavi.
Yemin ederim, denizin kendi yaşadığı renk ve katman şöleni vardır ve insanoğlunun haberi
yoktur.
Olması için, uzun uzun bakman lazım, onu çok sevmen lazım, onu düşünmen lazım.
Uzun yıllardır maviyle konuşurum ben.
Deniz bazen sen, o ve sevdanın 3.şahsı gibidir.
Masmavi.
Bazen hüznün rengi, bazen yalnızlığın, bazen küskünlüğün, bazen kırılmışlığın bazen de
yorgunluğun rengidir.
Yani sen ne yaşarsan, o renktir aslında.
Bir sevdalım vardı benim diyorum.
Öldü.
Hatıralarımı hatırlamaya çalışıyorum.
Yakışıklı yüzün, beynimin kıvrımlarında başlıyor dolaşmaya.
Ya sesine ne oldu, o yok işte, başlıyor aradığım her şey ertelenmeye.
Kendimden hesap soracak halim yok.
Geçmişe dönük, o hariç hiç keşkelerim yoktur benim.
Bilirim, kum saatini asla bir daha çeviremezsin.
Sevdiğinin çekmecede kalan fotoğraflarına bakarsın ve tekrar tanıklık edersin.
Bir kadına, sevdaya dair soracağınız tüm sorular aslında yanıtsız kalır.
Sandıkta saklı eşyalar gibi, sandık kokusu gibi hatıralarda kalır.
Hayatında başını omuzuna yaslayacağın, biri varsa ne mutlu bize.

17