Hayat tecrübem çok.
Ve hepimiz gibi yaş almaya devam ediyoruz.
Hala, kötülüğü seçeni anlamak, sebeplerini aramak, bulmak ve kabul etmek olgunluğuna sahip değilim.
Ne yapsam.
Ne kadar çabalasam olmuyor.
Kötülüğü kabul edemiyorum.
İyilik ve kötülük karşımıza geldiğinde iyiliği seçmeliyiz.
Şimdi ki çocuklar, 2 yaşında bile iyiliği kötülüğü biliyor.
Ve hatta sanki, doğuştan bilerek geliyorlar.
O zaman, neden iyiliği seçmiyorlar.
Kötü olmak zor değil mi
İnsanlarla, hayatla hep kavga edeceksin.
Ve sabah gözünü açarken, kime ne kötülük yapacağım diye hayata başlayacaksın.
Her akşam yatağına yatarken kendine ait temize çektiğin tek satırın olamayacak.
Canımın Müge Anlı'sı.
Programına genç bir çocuğu davet ediyor.
Doğuştan annesi terk etmis, babasının kim olduğunu asla söylememiş.
Ve çocuk hasta, babasının iliğine ihtiyacı var.
Yani soy bağını bulmak zorunda.
Müge'cim ilaçlarını alıyor tedavisini yaptırıyor,
her gün satır satır yumuşacık konuşuyor.
Çocuğu büyüten pamuk gibi bir anne ve babası var.
Ne iyi insanlar var, gerçekten bu çocuğu maddi imkansızlıklarla büyütmüşler.
Onların yüzüne bile bakmıyor.
Kendini saklıyor, kahvede oturuyor, babası gibi büyüten yaşlı adamı sokak sokak aratıyor.
Onu öğreniyorum.
Anlıyorum ki bu çocuk kötü.
Ben olsam bunu programdan atarım diyorum.
Anne bulunuyor, soy bağını saklamaktan tutuklanıyor.
Baba, bulunuyor elimden geleni yaparım diyor.
Müge'cim 2 iş buluyor, bu görüşmeye bile gitmiyor.

13