O da ne demek, diye düşünen ne kadar çok insan vardır, değil mi
Sosyal medyadan, uzak mesafelerden birbirine kalp atarak, kalp koyarak sadece 1-2 gecelik ilişki peşinde koşan bir dünya varken.
Hızlı tempolarda bir yataktan diğerine yol alan bir dünya varken.
Ve sen, ben, biz hepimiz her şeye şahitlik ederken.
Ben nereden biliyorum diyemem, değil mi
Bana yazılanlardan, bana anlatılanlardan, paylaşımlardan ve dünyaya bakarak biliyorum elbette.
Daha fazlasını bilmeye gerek yok ki.
Gitgide çoğalan.
Dipsiz kuyuları doldurmaya çabalayan sığ insanlar ne kadar çok var, değil mi
Hani kadınlar tek eşli monogami falan, erkekler çok eşli poligami falan idi.
Senelerdir herkesin dilinden düşürmediği, uzmanların anlattığı tüm bunlar yalan mı yani, öyle mi
Hani insanlar severdi.
Hani insanlar aşık olurdu.
Hani insanlar birbiri uğruna ne fedakarlıklar yapardı.
Uzun süren ilişkilerin erdemi filan yalan mıydı
Bunlara, ezber bildiklerimize ne oldu
Anne babalarımızın aşklarına ne oldu
Mahallede yaşanan aşklara ne oldu
Yeşilçam filmlerindeki gibi aşklara ne oldu
Aşk tanımı nasıldı
İki insan karşı karşıya gelir, bir kıvılcım çıkar eh sonra ateşe dönüşür tanımını kullanırsak, mesele ateşe dönüşmek değildir.
Mesele o ateşi harlı tutmak, öyle ya aşk yaşanacak ve zamanla yani ne zaman demlenecek yahu.
Bu kadar ümitsiz bırakmayın kimseyi, buna hakkınız yok ki.
Aşk bir noktada birlikte yol almak değil mi
Size bir şey söyleyeyim mi.
Aşkı, ancak gizli köşelerde saklayarak koruyarak, kollayarak demleyebilirsiniz.
En önemli gerçeği şudur ki.
Aşk, uzun bir yolculuktur.
Bakın bir zamanlar aşık, bir zamanlar aşk için acı çekmiş bir kadın ne demiş, ne yazmış.
Ey aşk,
Sana olan aşkı sorgulayamaz bir yazgıdayım.
Ey aşk,
Hiçbir karara varamayacağım ve hiçbir yargı yükleyemeyecek haldeyim
Ey aşk,
Anahtarını cebime koydum, ulaştığım ilk kuyudan denize atacağım.
Ey aşk,
Sana açık olan kapılar hep açık kalsın.
Ey aşk,
İstersen sessizce dönüp gelebilirsin.
Ey aşk,
Senin beni açacak anahtarın kalbimde bilirsin.

23