Herkes, aileler çocuklarını alıp çoluk çocuk, sevgililer, nişanlılar ele ele yaz aylarında akın akın giderler.
Adalar iskelesinde hınca hınç kalabalık ve vapurda oturacak yer kalmaz.
Bir defa bilmeyerek denk gelmiştim, oradan biliyorum.
Evet yazın vapurun şenliği, şarkıcıları kemancısı darbukacısı yani müzisyenleri ile şenliklidir.
Şenlik sevenler tabi ki seve seve buyursunlar, ama benim gibi sessizliğin sahiciliğini sevenler için tercih değişiyor.
Eh ne zaman gidilir, baharda da gidilir hatta benim için kış aylarında en şahane gidilir.
Soğuktan mızmızlanmıyorsan ve de şikayet eden biri değilsen sorun yok.
Hadi kızım adalara.
Şehrin gürültüsünden ve şu andaki karanlığından alıp götürecek vapuru bekle ve bin.
Küçük bir kaçış gibi, kalabalıklar yok, tüm tabiatın kokularını yakalar gibi.
Koku avcıları buyrun.
Hadi kaçalım.
Kaçış, bindiğin iskeleden, hop indiğin iskele kadardır.
Marmara denizinin koynunda uyuyan adalar,
gece olunca İstanbul kıyılarına ışıkları ile şahitlik eden, geceler boyu bakan adalar.
Eh çam kokusu da özlediysen koşa koşa gidersin.
Gün olur kış günü alıp başını gidersin, tam da alıp başımı giderim yakınlığında isen.
Yaz günü değil tabi, vapur saatleri seyrekleşmiş, denize, dalgaya göre ve seferin yapılacağı günü kovalarsın.
Yeter ki gitmek iste.
Yeter ki orada sıcak bir salep içmek işte.
Güvertede saçlarım efil efil uçuşsun, hayallerini kurmadan, içeride sıcacık otururum, camdan baka baka giderim gerçeği ile hadi bakalım gidelim.
Az sonra ineceğin adanın, kış günü olmasına rağmen çam kokusunu alacağını bilirsin.

16