Üç asırlık Tophane Çeşmesi önce yangının, şimdi de grafitinin ve çöplerin hedefinde.
Dünyanın başka ülkelerinde tarihi yapılara zarar vermek yalnızca ayıp değil, ciddi bir suç olarak görülüyor.
Fransa'da para ve hapis cezaları var. İngiltere'de vandalizm ağırlaştırılmış cezalara dönüşebiliyor. ABD'de ise kamuya ait anıtlara zarar vermek federal suç.
Peki biz ne zaman kültür varlıklarına zarar vermenin gerçekten bir bedeli olduğunu anlatacağız
İstanbul'un tarihi yapılarıyla aramız biraz problemli, şu köşede belki yüz kere yazmışımdır aynı konuyu; 'kültür varlıkları en iyi şekilde korunmalı' diye.
Son örnek Tophane Çeşmesi. İstanbul'un en önemli tarihi yapılarından biri olan çeşme, mart ayında yaşanan yangının ardından bu kez grafiti ve çöplerle yeniden tahrip edildi.
Yine aynı konu gündemde haliyle: Eserlerin korunması için ne yapılmalı Dünyaya bakalım.
Fransa'nın başkenti Paris'te grafiti meselesi o kadar ciddi ki şehir yönetimi son yıllarda özellikle tarihi yapıların ve kamusal alanların tahribine karşı daha sert mücadele yürütüyor. Fransız Ceza Kanunu'na göre bir kültür varlığına zarar vermek iki yıla kadar hapis ve 30 bin euroya kadar para cezasıyla karşılaşabilmek demek. Grafiti gibi izinsiz yazı ve çizimler için de ayrıca para cezası ve kamu yararına çalışma öngörülüyor.
Zarar gören yerin niteliğine göre cezalar ağırlaşabiliyor.
2025'te Paris Belediyesi, vandalizmin şehirde yılda yaklaşık 6 milyon euroluk zarara yol açtığını açıklamıştı.
VANDALİZM
İngiltere'de ise mesele doğrudan cezai zarar verme kapsamında değerlendiriliyor.
Hasarın değerine göre para cezasından hapis cezasına kadar farklı yaptırımlar uygulanabiliyor.
5 bin sterlinin üzerindeki zararlar için yetişkinler açısından azami hapis cezası 10 yıla kadar çıkabiliyor.
Daha düşük miktarlı zararlar için de hapis ve para cezası uygulanıyor.
Çünkü kamusal alanı ve tarihi yapıyı kişisel tuvalin olarak görmekle sanat yapmak arasında büyük bir fark var.
Amerika'ya bakalım. Anıta dokunmanın ciddi bir karşılığı var. Washington'daki World War II Memorial'ın geçtiğimiz ay grafitiyle tahrip edilmesi üzerine bir kadın iki ayrı federal suçlamayla karşı karşıya kaldı.
Suçlamaların her biri 10 yıla kadar hapis cezası taşıyor.
ABD federal hukukunda, federal hükümete ait bir mala kasten zarar verilmesi de zararın miktarına göre hapis ve para cezası doğurabiliyor.
Zarar bin doların üzerindeyse 10 yıla kadar hapis söz konusu olabiliyor.
Türkiye'de kültür varlıklarının korunmasına ilişkin mevzuat elbette var. Fakat mesele yalnızca kanunda cezanın bulunması değil. Cezanın uygulanabilir, görünür ve caydırıcı olması. Vandalizmle başa çıkmak için önce 'grafitiyi temizleyelim' seviyesinden çıkmak gerek. Önce yapanı bulalım. Sonra bedelini ödetelim.
Belki para cezası, gerekiyorsa hapis. Ama mutlaka caydırıcılık olması gerek. İstanbul'un tarihi eserleri kimsenin kişisel tuvali değil. Tophane Çeşmesi üç yüz yıldır orada. Özetle mesele tarihi yapıları temizlemekte değil, onları kirletmenin bedelini gerçekten öğretmekte. Bence ağır cezaların yolda olduğu haberini vermenin zamanı geldi.

6