'Sanata siyaset karıştı' tartışması

Smithsonian ile Donald Trump arasındaki kavga yeni değil ama bu hafta yeniden alevlendi. Smithsonian'ın görevden ayrılacak yöneticisi Lonnie Bunch, African American History and Culture Museum'ın 10. yıl etkinliğinde Trump yönetiminin kuruma yönelik eleştirilerine açıkça cevap verdi. "Gerçeği söyleyelim" diyerek müzelerin Amerikan tarihinin yalnızca parlak tarafını değil, karanlık taraflarını da göstermesi gerektiğini savundu. Özellikle köleliğin Amerikan tarihini anlamak açısından temel olduğunu söyledi. Konuşması ayakta alkışlandı.
Trump cephesinin itirazı ise başka bir yerden geliyor. Beyaz Saray, Smithsonian'ın sergilerinde Amerika'nın başarılarından çok kölelik, ırk, eşitsizlik ve toplumsal çatışmaların öne çıkarıldığını savunuyor. Trump daha önce Smithsonian için ülkenin ne kadar kötü olduğu üzerine konuşan bir kuruma dönüştüğü eleştirisini yapmıştı. Yönetim bu nedenle bazı müzelerdeki içeriklerin yeniden incelenmesini istedi. Hatta Amerikan Tarihi Müzesi'nin önüne, ziyaretçileri içerideki 'ideolojik' yaklaşımlar konusunda uyaran tabelalar konulması için plan yapıldı.

Yaklaşık 12 tabelanın maliyetinin 84 bin dolar olması da tartışmanın ayrı bir Washington ironisi. Sanata siyaset karışmasın diyoruz da tarihe kim karışacak Müze dediğimiz yer zaten bir seçme ve anlatma işidir. Hangi eseri içeri alacağınız, hangi hikâyeyi öne çıkaracağınız, hangi cümleyi duvara yazacağınız başlı başına bir küratöryel tercihtir. Ben Trump'ın bu konuda ortaya koyduğu rahatsızlığı tamamen haksız bulmuyorum. Bir ülkenin tarihini anlatırken yalnızca suçlarını anlatıp başarılarını dekor gibi kenara koymak da başka türlü bir eksiklik yaratır. Amerika'nın kölelik tarihini anlatmak gerekir. Irkçılığı anlatmak gerekir. Ama aynı Amerika'nın bilimini, sanatını, girişimciliğini, kurumlarını ve dünyaya bıraktığı kültürel mirası da anlatmak gerekir. Smithsonian bugün 21 müze, araştırma merkezleri, kütüphaneler ve Ulusal Hayvanat Bahçesiyle devasa bir kültür kurumu. Üstelik federal hükümetten ciddi ölçüde finansman alıyor.

'O HEYKELİ KALDIRIN'
Trump, müzedeki bazı modern sanat eserlerini (özellikle o meşhur parlak metalik halka/çember heykelini) hedef alarak, "O garip modernist heykel ziyaretçilere Amerika hakkında hiçbir şey söylemiyor, kimseye ilham vermiyor" dedi. Yerine ise tam 30 ayak (yaklaşık 9-10 metre) yükseklikte devasa bir George Washington heykeli dikilmesini ve Anayasa Günü için de 11 ayaklık başka bir heykelin aceleyle içeri sokulmasını talep etti. Peki, dünyanın en büyük müze ve araştırma komplekslerinden biri olan Smithsonian Enstitüsü bu devasa siyasi baskı ve 'heykel siparişi' karşısında ne yaptı

Açık bir kavga yerine, asırlık bürokrasinin ve diplomatik nezaketin getirdiği o 'serinkanlı, alaycı ve zekice' mesafeyi korudular. Smithsonian cephesinden gelen gayri resmi ve kurumsal duruş özetle şöyle tercüme edilebilir: "Sayın Başkan, tarihe olan ilginiz ve heykel konusundaki tutkunuz göz yaşartıcı. Lakin burası bir müze; kitlelerimizi devasa kolonlar ve mitolojik kahraman figürleriyle donatılmış bir Disneyland'e çevirmek yerine, tarihin tüm karmaşık gri tonlarını arşivlemeye devam edeceğiz."