Her maçı doğru tahmin eden kedi yorumculara karşı!

Dünya futbolunun yeni kahinine hoş geldiniz. Evet, Billy'den bahsediyorum. O meşhur, tüylü ve fazlasıyla soğukkanlı kedi. 19 maç üst üste tahmin yapıp hepsini tutturmak mı Bu, istatistiksel bir başarıdan ziyade, futbolun kaos teorisini yalamış yutmuş bir varlıkla karşı karşıya olduğumuzun kanıtı.
İşte süper bilgisayarları utandıran Billy hakkında o sarkastik bakış açısı: Ganalı büyücülerin o egzotik kostümleri, karmaşık ritüelleri ve tütsü dumanları arasında kaybolan tahminlerini hatırlıyor musunuz Hepsi çok theatral, hepsi çok 'Oscar'lık' performanslardı. Ama kabul edelim, iş sonuç getirmeye gelince, bir kedinin mama kabına olan tutkusu, kehanetlerden çok daha etkili.

KEDİLER HİSSEDİYOR MU
Peki kediler geçekten hissedebilir mi böyle bir şeyi Evet, Billy dünya basınında bunun en iyi örneği olarak çıkıyor. Sezgileri yüksek. Billy neden daha iyi Çünkü: Sıfır Ego, Tam Konsantrasyon: Billy'nin üzerinde bir unvan veya prestij kaygısı yok. O sadece maçın sonucunu hissediyor. Eğer yanlış bilirse, "enerjiler evrenle uyumlanmadı" diyerek topu taca atacak bir egosu da yok.

O sadece gidip mamasını yiyor ve bir sonraki maça kadar güneşli bir noktada şekerleme yapmaya devam ediyor. Çok tatlı. Maç öncesi ülkelerin bayraklarını önüne koyuyorlar o da maçı kazanacak takımı patisiyle seçiyor. Billy'nin tek yaptığı şey topu seçmek veya mamasını yemek. Billy belki de 19 maçın 19'unu da bilerek aslında bize futbolun ne kadar öngörülebilir, oyuncuların ne kadar robotik ve maçların ne kadar senaryo gereği olduğunu fısıldıyor.
O sadece bir kedi değil, futbol endüstrisinin o meşhur sihrini yıkan, gerçekleri yüzümüze çarpan tüylü bir ayna.


GÜVERCİNLİK'TEKİ FLAMİNGO VE ESTETİK KRİZİ
Bodrum'a giriş yaptığınız o meşhur Güvercinlik virajını dönüyorsunuz, "Hah, sonunda tatil başladı" diye derin bir nefes alacaksınız... Bir bakıyorsunuz; karşınızda devasa, plastik duruşuyla "Ben buraya ait değilim" diye bağıran bir flamingo!
Bodrum halkı ayaklandı tabii. Sosyal medyada "Bu ne biçim görüntü kirliliği!", "Sanat nerede", "Bodrum'un dokusunu bozdunuz!" naraları yükseliyor. Estetik açıdan bakarsak, evet. O flamingo oraya, tıpkı İzmir'in o malum, Nasreddin Hoca heykelinin bir sanat eseri diye şehre dikilmesi gibi, biraz zorlama, biraz rüküş ve hayli absürt duruyor.

Ama durun bir dakika. Bodrum'un her tarafını beton yığınına çeviren, tarihi taş evlerin arasına kondurduğumuz o ucube siyah villalara, birbirine benzeyen, birbirini boğan o lüks rezidanslara ses çıkarmayan kitle, şimdi bir flamingo yüzünden mi küplere bindi