Handan dizisi aileden onay alınmadan mı çekiliyor

Yıllar önce "Müge Anlı ile Tatlı Sert" programında işlenen ve ölümünün ardından ortaya çıkan gerçek kimliğiyle tüm ülkeyi hayrete düşüren Handan Kaya'nın sıra dışı yaşamı diziye uyarlandı. Ben tanıtımı görünce oyuncu kadrosu ya da hangi platformda yayınlanacağını düşünmeden, 'Acaba ailenin onayı var mı' diye düşündüm. Kızı Tansu Ayas'ın sosyal medya hesabına girdiğimde terazi emojisiyle görüşeceğiz ifadesi ve etik üzerine sitemkar paylaşımlar gördüm. Tansu'nun Handan Hemşire'yi anlattığı Sıra Dışı Hayatlar adlı kitabı var.

Dizi de bu kitaptan uyarlanmış. Bir hukuki mesele var mı, yok mu henüz bilmiyoruz ama sitem ve sosyal medya paylaşımları söz konusu. Dizinin hikayesi şöyle; tüm çevresini, eşini ve ailesini kadın olduğuna inandıran, İstanbul Çapa Tıp Fakültesi'nde sahte diplomayla yıllarca hemşirelik yapan bir kişinin kurduğu düzeni ele alıyor. Gerçek kimliği ancak vefatından sonra ortaya çıkan Handan'ın ardından kızı olarak büyüttüğü Tansu'nun aslında bir hastaneden kaçırıldığı iddiaları gündeme gelmişti.

Dizi; sahte aidiyetler, derin aile sırları, aldatma ve kimlik arayışı temaları ekseninde bilinmeyenleri gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Hikâyenin en çarpıcı tarafı Handan'ın büyüttüğü Tansu Ayas'ın yaşadıklarıydı. Tansu, kendisini annesi olarak bildiği kişinin ölümünün ardından geçmişine dair gerçeklerle yüzleşti. Biyolojik ailesini bulmak için 2018 yılında Müge Anlı'nın programına katıldı.

Bebekken Çorlu Devlet Hastanesi'nden kaçırılmış olabileceği iddiası da araştırıldı. ATV'nin 27 Mart 2018 tarihli yayınında biyolojik annesine kavuştuğu duyuruldu. Dizinin uluslararası dağıtımını üstlenen şirket, resmi kataloğunda yapım sekiz bölüm, her biri 40 dakika olarak listeleniyor. Yönetmen Bedran Güzel, başrol oyuncusu ise Ayta Sözeri, Asude Kelebek Tansu'yu, Yağızcan Konyalı ise Handan'ın gençliğini canlandırıyor. Müge Anlı'nın yıllardır biriktirdiği dosyaların çok daha kapsamlı yapımlara dönüşmesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta bazı hikâyelerin sekiz değil, on sekiz bölüm anlatılacak kadar katmanlı olduğunu söyleyebilirim.


ÇATLI'NIN ZEKİCE HAMLESİ
Bazen sinemada en akıllıca ticari karar, yeni bir hikâye yaratmak değil; elindeki hikâyenin aslında tek filme sığmadığını fark etmektir. Çatlı projesinde de yapılan tam olarak bu. Başlangıçta tek film olarak tasarlanan yapım, çekimler tamamlandıktan sonra iki ayrı filme dönüştü. Bana kalırsa burada yalnızca sinematografik değil, ticari açıdan da üzerinde durulması gereken stratejik bir hamle var. Yönetmen Deniz Enyüksek'in açıklamasına göre, malzemenin tek filme sığmayacağı anlaşılınca proje iki parçaya ayrılmış. Üstelik iki filmin çekimleri de birlikte gerçekleştirilmiş. Yani ortada sonradan zorlamayla çekilmiş klasik bir devam filmi yok; başından beri aynı büyük anlatının parçaları olarak tasarlanıp üretilen iki yapım var. Bir filmin ikiye bölünmesi ilk bakışta seyirciye iki ayrı bilet satmak gibi görünebilir.