Dünyanın en eski gemi batığı Türkiye'de bulundu

Deniz hâlâ sırlarını saklıyor. Antalya'nın Kekova Adası açıklarında bulunan ve 4.400 ila 4.700 yıllık olduğu tahmin edilen bir gemi batığı bulundu. Bu çağ, Mısır'daki Büyük Piramit'in de inşa edildiği dönem.
Bazen insanın geçmişe gitmek için bir zaman makinesine ihtiyacı yok. Antalya'da denizin yaklaşık 30 metre altında bulunan bir gemi batığı, bizi binlerce yıl öncesine götürmeye yetiyor.

Arkeologların dünyanın en eski gemi batığı olarak nitelendirdiği keşif, bana göre yalnızca bilim dünyasını ilgilendiren bir haber değil. Aynı zamanda yaşadığımız coğrafyanın ne kadar büyük bir hikayenin parçası olduğunu yeniden düşünmemiz için bir fırsat.
Geminin ahşap yapısı zaman içinde yok olmuş ama denizin dibinde 30'dan fazla seramik, saklama kabı ve üç taş çapa kalmış. Araştırmacılar, seramiklerin biçimini ve üzerlerindeki süslemeleri inceleyerek batığın yaşını belirlemiş.
Bulunan eserler şimdi koruma altına alınmak üzere inceleniyor. O insanların kim olduğunu, nereye gittiklerini, yolculuk sırasında neler düşündüklerini bilmiyoruz. Belki de sıradan bir ticaret seferiydi. Belki de o gemideki insanlar için hayatlarının en önemli yolculuğuydu. Bir gün gemileri denizin dibinde kalacak ve binlerce yıl sonra başka insanlar onların hikayesini anlamaya çalışacak deselerdi, herhalde inanmazlardı.

Beni bu keşifte en çok etkileyen şey de bu oldu. Tarih kitaplarında okuduğumuz medeniyetler, haritalarda gördüğümüz eski ticaret yolları ve müzelerde camın arkasından baktığımız eserler aslında bir zamanlar yaşayan insanların gündelik hayatına ait. Bugün sıradan gördüğümüz bir seramik kap, binlerce yıl sonra bir uygarlığın nasıl yaşadığına dair en önemli ipuçlarından birine dönüşebiliyor. Üstelik bütün bunlar Türkiye kıyılarında yaşanıyor.
Akdeniz'e yalnızca deniz, güneş ve yaz tatili penceresinden bakmaya alışmış olabiliriz. Denizin altında hâlâ keşfedilmeyi bekleyen ne kadar çok şey olduğunu düşünmek bile heyecan verici. Bu arada Dünyanın en eski gemi batığı konusunun da ülkemizde olmasının daha çok konuşulması gerek. Belki özel bir turizm tanıtım çalışması olabilir belki de dünya basınında ses getirecek detaylı incelemeler. Ne dersiniz sizce de güzel olmaz mı


ARABA UÇTU!
Jetgiller'i izleyerek büyüyen bir nesiliz. Bir gün arabalar uçacak diye bekliyorduk. O gün geldi, araba uçtu. Biz de "Aa, araba uçuyor" deyip hayatımıza devam ettik. Size de tuhaf gelmiyor mu bu normalleşme bu heyecansız tavrımız. Bana geliyor, çünkü teknolojiye o kadar hızlı alıştık ki artık hiçbir şey bizi şaşırtmıyor. Şoförsüz araçlar yollara çıktı, robotlar sokaklarda dolaşmaya başladı.

Bir zamanlar bilim kurgu dediğimiz şeyler, bugün sıradan bir haber başlığına dönüştü. Eskiden geleceği hayal ederdik, şimdi gelecek üye olduğumuz haber platformundan bildirim olarak telefonumuza düşüyor. Arabanın uçmasına şaşırmıyoruz bekliyorduk bunu mesele zaten arabanın uçması değil, bizim artık hiçbir şeye şaşıracak vakit bulamamamız. Gelecek geldi ama biz ona bakıp geçiyoruz sanki Jetgiller'in hayal ettiği dünyaya ulaştık, peki heyecanımızı nerede kaybettik Araba uçtu biraz daha heyecanlanabilir miyiz lütfen.