Çatlı filmini tartışmaya hazır mıyız

Çatlı filmine tepkiler var! Neden şiddet meşrulaşıyormuş! İnsan hakları savunucuları, hukukçular, gazeteciler ve yazarlar, filme sosyal medyadan tepki gösterdi. İdeolojik propaganda yapıyor diyen insan hakları savunucuları da var, filmin şiddet sahnelerine tepki gösterenler de.
Filmin bir suç figürünü parlatıp parlatmadığını sorguluyorlar. Bu filmde Abdullah Çatlı'dan bir kahraman yaratılmaya mı çalışıldı yoksa bir organize suç figürünün hayatı olduğu gibi mi anlatıldı Hukukçular, Abdullah Çatlı'ya dair tarihsel gerçekleri hatırlatarak gazeteci Uğur Mumcu'nun çalışmasına işaret etti: Böyle bir film vizyona girecekse şu eseri hatırlatma vaktidir: Uğur Mumcu, 'Saklı Devletin Güncesi ÇATLI vs.'
Diğer yandan Bahçelievler katliamı kısmını, telle boğma sahnesini hangi oyunculuk tekniğiyle oynadınız mesela" diyenler çok.

Tartışmanın konu başlıkları oldukça derin ama neden bunlar tartışılıyor gerçekten anlamak zor. Her gün binlerce şiddet haberi, sosyal medyada aynı şekilde suçlu ararken beyazperdeyi günah keçisi seçmek bence biraz doğru olmuyor. Zaten sinemaya kimse gitmiyor zaten sektör zor durumda, bir film izlenecekse buna sevinelim.
Bu noktada şunu sormak istiyorum tüm bu eleştirileri yapanlara: Dünyada suç işlemiş insanların hayatı sinemaya taşındığında aynı refleksi gösteriyor musunuz Mesela Al Capone'un hayatını anlatan 'Scarface' ya da 'Capone' çıktığında "Mafya övülüyor" diye ayağa kalktınız mı Ya da seri katil Ted Bundy'yi anlatan Extremely Wicked, Shockingly Evil and Vile için "Şiddet meşrulaştırılıyor" diye kampanya mı başlattınız

İŞİN GERÇEĞİ BU BİR FİLM
Uyuşturucu imparatoru Pablo Escobar'ın hikayesi yıllarca dizilere, filmlere konu oldu; milyonlarca kişi Narcos izledi. O zaman da aynı öfkeyi gördük mü Ya da mafya kültünü anlatan The Godfather için kimse suç propagandası diye sinemayı susturmaya çalıştı mı
Sinemanın görevi tarih boyunca tartışmalı karakterleri anlatmak, karanlık hikayeleri de perdeye taşımak oldu. Bir karakterin hikayesinin anlatılması o karakterin aklanması anlamına gelmez. Sanat bazen rahatsız eder, bazen de geçmişle yüzleştirir. Her tartışmalı biyografiyi 'propaganda' diye yaftalamak, sinemayı steril ve korkak bir alana hapsetmekten başka bir işe yaramaz. Mesele hikayeyi anlatmakla o hikayeyi yüceltmek aynı şey değildir. Bunu ayırt edemiyorsak problem filmde değil, tartışma biçimimizdedir.

BILLIE EILISH BEYAZPERDEDE NASIL OLACAK
Müzik kariyerine sığdırdığı sayısız başarıyla 21. yüzyılın en etkili müzisyenlerinden biri haline gelen Billie Eilish, şimdi de sinema dünyasına adım atmaya hazırlanıyor. Genç sanatçının ilk sinema projesi için kolları sıvadığı ve Sylvia Plath'in yarı otobiyografik nitelikteki ölümsüz romanı 'The Bell Jar'ın (Sırça Fanus) yeni uyarlamasında yer alacağı konuşuluyor.