Zamanımızı sosyal medyada öldürüyoruz

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı 'Zaman Kullanım Araştırması' sonuçlarını açıkladı. Hayli ilginç ama Türk toplumu zamanının yaklaşık 9 saatini uykuda geçiriyor, spora ayrılan süre ise ortalama 12 dakika. Okuma alışkanlıklarımız 2015'e kıyasla yarı yarıya düşerken, sosyal medya kullanımı da dramatik şekilde; yüzde 33.9'dan yüzde 71.7'ye yükselmiş durumda. Yani çok uyuyor, az spor yapıyor, az okuyor ama sosyal medyada çok zaman harcıyoruz. Bu da bana depresyondaki halimi hatırlattığı için, 'Toplum olarak depresyonda olabilir miyiz' diye sordum. İşte yanıtı.


YATAĞA GİRMEK İLE UYUMAK AYNI ŞEY DEĞİL

TÜİK'in açıkladığı özellikle de uyku bazlı sonuçlar, haftalık ortalama 45 saatlik çalışma süresi ile "Avrupa'da en çok çalışan birinci ülke" olduğumuzu da bildiğim için bana biraz şaşırtıcı geldi. Çünkü İstanbul gibi büyükşehirlerde uykuya pek yer yok!

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan da aynı fikirde: "Yani en azından büyük kentlerdeki yaşam temposu-ritminin Anadolu'nun bir başka şehrinden çok farklı olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca TÜİK araştırmayı yaparken soruyu nasıl sordu bilmiyoruz. Zira yatağa girilen saat ile uykuya geçme arasında da en az 2-3 saat olduğunu söylüyor farklı çalışmalar. 23.00'de yattınız diyelim. Elde telefon! 2-3 saat sosyal medya baktınız. Uyku saati oldu gece 02.00. Yani kişi 'Her akşam 23.00'te yatıyorum' demiş olsa da bu uykudan sayılmaz. Ayrıca bugün birçok genç de geç saatlere kadar ya online oyun oynuyor ya da sosyal medyada vakit geçiriyor. Az ve kalitesiz uyuduklarını öğretmenlerin geri dönüşlerinden de biliyoruz" diyor.

Haberin Devamı

'GERÇEK' YAŞAMA BAĞLANMAK DAHA ZOR

Ya kitap, gazete okuma alışkanlıklarımızın kaybolması... TV izleme ya da sosyal medyada vakit geçirme sürelerinin her geçen yıl artması... Yorumu şu:

"Artık yaşam, yalnızca gerçek hayatın kendisi değil, sosyal medya mecralarında da akan bir başka yaşam var. Birçok insan için gerçek yaşama bağlanmak hem maddi nedenlerle hem de şehir hayatının getirdiği trafik, güvenlik ve yorgunluk gibi zorluklarla giderek güçleşiyor. Bu nedenle de sosyal medya, gerçek hayatın bir ikamesi olarak kullanılıyor. Örneğin birçok kişi maça gitmek yerine evde izliyor; çünkü stadyumu tehlikeli buluyor. 'Kim bilir başıma ne gelir' diye düşündüğünden, dışarı çıkıp trafiğe karışmak yerine, evde sosyal medyaya bakıyor."

"Bir başka etken de gösteri toplumuna dönüşmüş olmamız. İnsanlar, sosyal medyadan görüp, beğendiği ama çoğu zaman ulaşamayacakları o hayatların bir parçasıymış gibi hissedebiliyor. Ünlü birini takip ederken, sanki onun çevresindenmiş, onun sosyal hayatına dahilmiş gibi bir duygu yaşayabiliyor. Bu da sosyal medyanın çekiciliğini artırıyor."
BİR SORU BİR CEVAP

Haberin Devamı

ÜCRETSİZ GÜVENLİ VE ERİŞİLEBİLİR SPOR ALANLARI YOK

- Sanırım hareketsizlik de ekran ve sosyal medya bağımlılığı ile doğru orantılı

"Tam olarak. Özellikle büyük kentlerde hayat zaten çok yoğun ve yorucu. Spora ayıracak ne zaman ne de enerji kalıyor. Üstelik birçok yerde 'ücretsiz', güvenli ve erişilebilir spor alanları da son derece kısıtlı. Yanı sıra sporun endüstrileşmesiyle birlikte spor, yapılan ve deneyimlenen bir şey olmaktan çok izlenen bir aktiviteye dönüşmüş durumda."

ÇOK UYUYOR OLABİLİRİZ AMA İYİ UYUMADIĞIMIZ KESİN
Uzman Psikolog, Dr. Serap Duygulu da bu ve benzeri anketlere katılanların her zaman gerçek verileri paylaşmadığını belirterek, "Çünkü insanlar çoğu zaman gerçekte oldukları kişiyi değil, olmak istedikleri kimliği yansıtır" yorumunu yapıyor araştırmanın uyku kısmı ile ilgili olarak. Ve ekliyor:

Haberin Devamı

"Gece 03.00'te yatıp sabah geç uyanmak da kaliteli uyku anlamına gelmez. REM uykusu dediğimiz, beynin