Berberde, hamamda, arkadaş arasında hatta evde... "Bir kütlet de rahatlayayım" deyip yaptırdığımız o hareket sandığımız kadar masum değil. Nitekim İstanbul'da sırt ve boyun ağrısı nedeniyle, fizyoterapi ile uzaktan yakından ilişkisi olmayan bir masör tarafından, boynuna müdahale edilen 42 yaşındaki TIR şoförü Berat Topay'ın hayatını kaybetmesi gözleri yeniden bu uygulamalara çevirdi. Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Uzman Fizyoterapist Zafer Aksungur uyardı: "Boyun çok kritik bir bölge. Yanlış ellerde yapılan manipülasyon damarlara zarar verebilir; felç ve ölümle sonuçlanabilir. Kaldı ki kütletmek sanıldığı gibi bir mucize de değildir." Peki özellikle sosyal medyada milyonlarca kez izlenen, "açıyor", "yerine oturtuyor" denilerek neredeyse mucizevi bir tedavi gibi sunulan o "küt" sesi gerçekten ne anlama geliyor İşte yanıtı.
FİZYOTERAPİST DE OLSA BİLİM DIŞINA ÇIKANLARA PRİM VERMEYİN
Uzun saatler bilgisayar başında çalışan biri olarak bende şu his çok sık olur: "Şu boynumu bir kütletsem rahatlayacağım..." Halk arasında "kütletme" dediğimiz bu işlemin tıbbi adı manipülasyon. Eklemlere ani ve kontrollü bir hareket uygulanması esasına dayanıyor. Kayropraktik uygulamalarda da benzeri spinal manipülasyon kullanılabiliyor. Bu işlem sonunda çıkan "küt" sesi de çoğumuz için rahatlama ile eş anlamlı. Peki ama gerçekten öyle mi
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Uzman Fizyoterapist Zafer Aksungur ile konuştum. İlk söylediği şu oldu: "Kütletmek mucize değil."
Oysa sosyal medyada birkaç saniyelik videolar görüyoruz. Neredeyse sedye ile gelen hasta, boynu ya da beli kütletildikten sonra bütün sorunları çözülmüş; fıtığı geçmiş, kulak çınlaması durmuş hatta duymayan kulağı duymaya başlamış gibi gösteriliyor.
'KÜTLETMEK' TEDAVİNİN SADECE YÜZDE 5'İ
Aksungur'a göre manipülasyon ancak doğru hasta ve ellerde fayda sağlayabilir. Tedavinin de yalnızca küçük bir parçasıdır:
"Manipülasyon eklemi biraz rahatlatmak, gevşetmek için yapılır. Her hastaya uygulanmaz. Ondan sonra da kas çalışmak, egzersiz yapmak gerekir. Yapılması gereken bir sürü şey var. Bunların hiçbirini yapmadan sadece manipülasyonla mucize bekleniyor. Oysa manipülasyon tedavinin belki yüzde 5'lik kısmı."
HER GÖRDÜĞÜNÜZE İNANMAYIN
Aksungur sosyal medyada manipülasyonun sınırlarının özellikle fizyoterapist ve doktorlar eliyle giderek genişletilmesinden de hayli rahatsız:
"Son zamanlarda 'çınlamayı çözdüm', 'gözünün simetrisini düzelttim' gibi şeylere geçildi. Örneğin çınlama tek taraflı, çene veya boyun kaynaklıysa bizim alanımıza girebilir. Ama çınlamanın bile bizim alanımıza giren kısmı belki yüzde 5. İşitme kaybıyla ilgili ise zaten böyle bir çalışma yok. Bilimin dışına çıkılıyor. Sadece unvanını kullanarak bu alanı sömürenler de aramızda maalesef.
Haberin DevamıPEKİ KİME GÜVENECEĞİZ
Öncelikle şunun altını çizelim: Kırıkçı, çıkıkçı, masör, berber vs. bunu yapamaz. Fakat doktor ya da fizyoterapist de eğitim almadan yapamaz. Manipülasyon yapacak kişinin mezuniyet sonrası bakanlığın eğitimleri ya da uluslararası geçerliliği olan manuel terapi eğitimlerini belirli bir saatle tamamlanmış olması şarttır. Öyle iki-üç günlük eğitimlerle olmaz. Belki ölümle sonuçlanmıyor ama sakat kalan çok insan var ve bunların çoğu da basına yansımıyor. Sosyal medyada her gördüğünüze ya da her televizyona çıkana inanmayın. Uzmanlık ayrı bir şey. Halkımız lütfen bilinçli olsun."
HERKES KÜTLETİLMEZ VE HER 'KÜT' SESİ BAŞARI DEĞİLDİR

11