"Terörsüz Türkiye" sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasa, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülmeye başladığı dakikalarda ben de AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu ile konuştum. Terör örgütü PKK'nın silah bırakması için teknik altyapının hazır olduğunu söyledi. "Süreç başladıktan sonra 2 ay gibi kısa bir zaman içinde..." dedi ve ekledi: "Yalnız burası Ortadoğu... Ve bu süreçler de enfeksiyona açık. Elimizi çabuk tutmalı, işi bozmak isteyenlere pozisyon alacakları bir fırsat vermemeliyiz."
SÜREÇ ENFEKSİYONA AÇIK ELİMİZİ ÇABUK TUTMALIYIZ
* Bu noktaya gelebilmek için siyaset arenasında bugüne kadar pek çok kez adım atıldı. Fakat olmadı. Bugün varılan bu yeni süreç hakkında ne düşünüyorsunuz
"Evet, Türkiye uzun süredir bu arayış içindeydi. Ama siyaset için çok riskli bir mesele bu. Siyaset yapan için de çok ciddi riskler barındırıyor. O yüzden bu yola çıkanların hepsi ya ölümü göze alıp çıktılar ya da siyasi geleceklerini riske attılar. Yani Özal'dan Menderes'e, Demirel'den Ecevit'e aslında herkes bu meselenin çözümüne dair bir niyet içinde oldu.
Fakat 1984'te ilk silahlı mücadelenin başladığı yıllar ve sonrası müesses nizam çok güçlü, siyaset kurumu ise zayıftı. Vesayet sistemi kontrollü çatışma üzerinden
güç devşirmişti. Bu nedenle bu tür meselelerin bitmesi pek istenmiyor, gerektiğinde darbeye zemin hazırlamak için kullanılıyordu.
Ancak özellikle Ergenekon süreci, ardından 15 Temmuz ve FETÖ'cülerin devletin içinden tasfiye edilmesi, devletin arınması anlamında bir fırsat tanıdı. 2009'da Oslo ile başlayan süreci de ifşa eden FETÖ'ydü. O dönem devlet içinde güçlüydüler, temizlenince ise de siyaset kurumu içinde bu işleri yapabilme kabiliyeti arttı."
* Daha önceki çözüm sürecinden neden sonuç alınamadı peki
"Biz o dönem bu niyeti ortaya koyduk. Fakat örgüt üzerinde hâkim olan birtakım uluslararası güçler süreci sabote ettiler. Bunların içinde İran da vardı, Batılı güçler de... Bir de o dönemde Suriye ve Irak'taki gelişmeler nedeniyle Kandil ve örgüt de çok istekli değildi. Öcalan'a doğrudan 'yok' demediler ama buna uygun da davranmadılar. Çünkü Suriye'de kendilerine çok ciddi bir alan vadedilmişti ve o hâkimiyet alanını da tesis etmişlerdi aslında.
İÇERİDE GÜÇLÜ OLAMAYAN DIŞARIDA DİK DURAMAZ
* Bugün ne değişti
"Şartlar... İran'ın durumu, Rusya'nın Suriye'de zayıf düşmesi, Suriye'de yeni kurulan yapı ve Türkiye'nin oradaki gücü... İsrail'in Kürt kartını açık açık oynamaya çalışması da cabası. Yanı sıra Türkiye, elde ettiği güç ve hedefleri itibarıyla da iç sorunlarını çözmek zorunda. İç problemlerini çözemeyen dışarıda dik duramaz. Tüm bu hızlı gelişmeler neticesinde bizim de elimizi çabuk tutmamız gerekiyordu.
Haberin DevamıBurada Sayın Bahçeli'nin siyaseten aldığı risk, ön açıcı rolü hiç küçümsenecek bir şey değil. Cumhurbaşkanı'nın iradesi ve cesareti de bu konuda tam. Öcalan'ın da dışarıdakilerden farklı olarak; zira dışarıdakilere birtakım müdahalelerde bulunanlar olabiliyordu, daha sağlıklı bir değerlendirme yapabildiğini söyleyebiliriz.
Tabii bir de tarihe 'bu süreci bitiren aktörler' olarak geçmek de var. Büyük bir provokasyon olmazsa süreçte sorun olmaz. Türkiye, Ortadoğu'daki partnerleri ile işbirliği içinde, sürece de son derece hâkim."
ALTYAPI OLUŞTUKTAN 2 AY İÇİNDE PKK SİLAH BIRAKIR
* Süreç başladıktan sonra yaklaşık 2 ay içinde PKK'nın silah bırakacağı öngörüsünde bulundunuz. Hâlâ aynı noktada mısınız
"Evet. Neticede devlet sürecin altyapısını tamamen oluşturmadan düğmeye basmazdı. Irak'ta ve Suriye'de, taraflar ve muhataplarla yapılan görüşmelerde teknik olarak belli noktalara varıldığı için başladı zaten süreç.

14