'Siyah Zehir' Türkiye'ye ulaşır mı

ABD ve İsrail'in İran'daki petrol tesislerini hedef almasıyla Ortadoğu'daki çatışmaların seyri "enerji" savaşlarına evrildi. Başkent Tahran'ın kuzeyindeki Şehran ile batısındaki Kerec ve çevresinde, büyük petrol tesislerinin vurulmasının ardından gökyüzü kara dumanla kaplandı.

Yağan yağmurla beraber Tahran şimdi de "asit yağmuru" kıskacında. Yeryüzünde adeta cehennem yaşanıyor fakat Dünya Sağlık Örgütü ya da çevre aktivistlerinden çıt yok! Peki ya bu felaketin Türkiye'ye sıçrama ihtimali var mı

YERYÜZÜNDE CEHENNEM YAŞANIYOR DÜNYA İZLİYOR

Tahran'a 2 gündür, yağmur gibi "zehirli" petrol yağıyor, 9 milyonluk şehir tam anlamıyla yakıt soluyor.

İran Kızılayı, petrol tesislerindeki patlamaların atmosfere devasa miktarda toksik bileşen saldığını açıklarken, "Dışarı çıkmayın" ve "Maske takın!" uyarısı yaptı.

GÜNDÜZ, GECEYE DÖNDÜ

Tahran'dan gelen görüntüleri Çevre Mühendisi ve Danışmanı, Prof. Dr. Mustafa Öztürk ile değerlendirdik. Diyor ki: "Petrol depolarındaki yangınlardan çıkan yoğun ve siyah duman, bu sabah güneşin doğuşunu bile gizledi. Gündüz, geceye döndü. Kıyamet gibi adeta! İnsanlar nefes almakta zorlanıyorlar. Daha da zorlanacaklar. Maalesef üzerlerine kanserojen maddeler yağıyor."

Haberin Devamı

TÜM CANLILAR TEHLİKE ALTINDA

Hangi maddeler bunlar ve kısa-uzun vadede etkileri ne olur soruma ise verdiği yanıt şu: "Normalde petrol yandığı zaman böylesine zehirli maddeler üretmez. Ancak burada kontrolsüz bir yanma, daha doğrusu tam performans yanamama gibi bir durum var. Dolayısıyla da bu yanmayı biz 'siyah', koyu bir duman ve zaman zaman da yağlı bir girdap şeklinde görüyoruz. Yanan petrol tanklarından çıkan bu maddeler yüksek düzeyde; Uçucu Organik Bileşikler, dizel motorların egzoz gazında bulunan ve kuruma benzeyen katı, mikroskobik parçalar (sis), PM10 ve PM2,5 gibi partiküller ile kükürt, azot oksitler ve önemli bir toksik ve kanserojen kirletici olan Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar'ın salınımına neden olur.

Bu kirleticiler, hâkim rüzgâr yönünde etkili olmaktadır. Dolayısıyla öncelikle 4 km'lik yakın çevrede; önce hava, sonra çökerek yüzeysel ve yeraltı su kaynaklarını, en son da toprağı zehirler ve doğayı, canlıları, kısaca tüm çevreyi yaşanılamaz bir hale getirir."

Haberin Devamı

KANSER RİSKİ ÇOK YÜKSEK

"Uzun vadede ise hâkim rüzgâr yönünde yayıldığı bölgelerde de ciddi etkileri var. Hava, toprak ve suyun kirlenmesine, kalitesinin bozulmasına, az da olsa metan gazı artışına sebep olur. Toprağın kimyası bozulur ve sıcaklıkların giderek artmasıyla da toprak, adeta betonlaşır, geçirimsiz hale gelir. Ürün yetişmez. Yaygın bitki ve hayvan türleri ölmeye başlar. Orman yangınları artar. Ekolojik denge de ciddi şekilde zarar görür; deniz canlıları ile göçmen kuşlar ölmeye başlar. Yerüstü ve yer altı su kaynakları zehirlenir. Nefes almak zorlaşır, petrol solursunuz. Dolayısıyla bölgede yakın gelecekte kanser, akciğer ve cilt kaynaklı hastalıklarda büyük bir artış yaşanabilir."

Haberin Devamı


SAKIN DIŞARI ÇIKMAYIN

Prof. Dr. Öztürk, "Yağmurla yayılan 'siyah zehir' cilde ve akciğerlere doğrudan zarar verecek kimyasallar içeriyor" diyerek, bölgedekiler için uyarılarını 5 maddede sıralıyor: