Okullar film setine döndü

Son yıllarda okullarda tuhaf bir şeyler oluyor. Sınıflar eğitim yuvasından çok TikTok stüdyosuna benzedi. Son 1 haftadır; mezuniyet törenlerinin arka arkaya gelmesiyle, bunu daha net gördük. 5-6 yaşındaki anaokulu öğrencilerine kına yakılan, 11-12 yaş öğrencilerin kırmızı kurdele kesilerek ortaöğretime uğurlandığı, ajite müzikli, montajlı klipler düşüyor arka arkaya sosyal medyaya. Ciddi bir 'fenomen' öğretmen krizi var. Peki çocuğumuzu paylaşmanın bile hukuki ve etik riskleri varken, kendisine emanet öğrencileri 'beğeniye' sunmak, eğitimciliğin hangi temel ilkeleriyle örtüşüyor Yok mu bu saçmalığa dur diyen Türkiye'de ilk kez 'Fenomen öğretmen' saplantısını 3 ayrı bilimsel makalede ele alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş ile konuştum.


'NASIL OLSA CEZA ALMAM' ALGISI ÇOK YAYGIN

Çektikleri videolarla milyonlarca takipçiye ulaşan öğretmenler, geçtiğimiz yıl sonunda Millî Eğitim Bakanlığı'nın incelemesine takılmış, velilerden CİMER ve MEBİM'e yağan sayısız şikâyet üzerine bakanlık, 81 ildeki müdürlüklerden acil yazıyla "fenomen öğretmenler" listesini istemişti.

Mevzuata aykırı davrandığı tespit edilen öğretmenler hakkında disiplin süreci yürütülmesi, özellikle de bu işten ekstra gelir sağladığı tespit edilen öğretmenler hakkındaise memuriyetten ihraca varan cezalar uygulanması gündeme gelmişti.

Akabinde birçok fenomen öğretmen sayfasını kapattı. Ama bazıları hala aktif. Her gün bir başka fenomen öğretmenin saçma videosu düşüyor önüme. Bunun sebebi algoritmalar olabilir mi

Haberin Devamı

YENİ HEDEF FENOMEN OLMAK

"Hayır" diyor Doç. Dr. Yusuf Kızıltaş, ekliyor: "Bu kesinlikle algoritmayla ilgili değil. Fenomen öğretmenlik son yıllarda gerçekten de arttı. Tablo sandığınızdan vahim. Yeni atanan öğretmenler arasında bir klişe vardır, 'mesleğimi icra etmeye hazırım' gibisine, 'Atandım, ev tuttum, araba aldım' denir. Şimdi buna bir 4.cü eklendi; sosyal medya hesabı açıp, çocukları kullanarak hesabı büyütmek. Atanan öğretmenlerin önemli bir kısmı fenomen olmak istiyor. Bunu bir öne çıkma aracı olarak görüyorlar. 'Nasıl olsa ceza almam' düşüncesi çok yaygın. Nitekim bakanlık okullara yazılı uyarı gönderiyor ama bu, kalıcı bir denetime dönüşmediği ve ortada da ciddi bir ceza, emsal bir yaptırım olmadığı için 'Bir şey olmaz' algısı giderek güçleniyor."

SİSTEM DE TEŞVİK EDİYOR

Kızıltaş'a göre bu paylaşımların sadece bireysel bir heves olmaktan çıkıp, sistem içinde teşvik edilen bir görünürlük yarışına dönüşmesi de sorunun önemli bir parçası: "Bu sorunun bu kadar zirve yapmasının en büyük nedenlerinden biri okul müdürlerinin teşvik etmesidir. Onların üzerinde de il- ilçe milli eğitim yöneticileri, bürokratlar var. Yani sistem teşvik ediyor. Çünkü toplum ve öğretmenler arasında daha görünür olan öğretmenlerin daha iyi, daha başarılı, daha ilgili olduğuna dair yanlış bir algı var. Dolayısıyla öğretmen ve sistemin ne kadar iyi olduğu bu şekilde ispatlanmaya çalışılıyor. Yani tedbir alması, denetim yapması gerekenler de aynısını yapıyor."

Haberin Devamı

BU İŞİ KAZANÇ KAPISINA ÇEVİRENLER VAR
Fenomen öğretmenlik tartışmasının bir diğer boyutu ise maddi kazanç iddiaları. Bazı fenomen öğretmenlerin çocuklar üzerinden takipçi, ün ve gelir elde ettiğini belirtiyor Doç. Dr. Kızıltaş. Diyor ki: "Örneğin kişi, kurumlar ya da marka 'Senin takipçin çok. Ben köydeki çocuklara bisiklet göndereyim, sen de beni etiketle' diyor. Bu, marka elçiliğidir. Bazı fenomenlerin ücretli seminerlere gittiklerini de biliyoruz. Yanı sıra TikTok ve Instagram izlenme sayılarından da ciddi gelir elde ediliyor. Oysa 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre öğretmenlerin de dahil