Meme kanserinde kemoterapi tarihe mi karışıyor

Kemoterapi ile mesaim sadece haber amaçlı değil. 5 yıl önce meme kanseri nedeniyle 16 adet neoadjuvan tedavi aldım. O yüzden 'Kemoterapisiz tedavi' sözünü duyunca kulaklarım dikiliyor. Mümkün mü Kimler için Türkiye'de uygulanıyor mu Cevaplar çok önemli. Hele de 'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' içinde olduğumuzu düşündüğümüzde... Türkiye'de bu yıl 7'ncisi düzenlenen, 62 ülkeden binden fazla biliminsanının katıldığı 'Breastanbul' kongresinde hekimlere bu soruları sordum. Yanıtlar umut verici. İşte kanser tedavisindeki tüm yenilikler.

FARKINDALIK HAYAT KURTARIR
Ekim, "Meme Kanseri Farkındalık Ayı". Yakalarda kurdeleler, boyunlarda pembe kravat ya da fularlar... Bütün bu pembenin bir de hatırlatması var:

Fark et. Erteleme. Zamanında doktora git. Çünkü erken tanı hayat kurtarır.

KETEM'LER ÜCRETSİZ

Türkiye genelinde 493 adet Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) var; meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için HPV-DNA testi ve kolorektal kanser için gaitada gizli kan testi ile tarama hizmetleri sunulmakta. Yanı sıra kanserden korunma, kendi kendine meme muayenesi, sağlıklı yaşam ve risk faktörleri konusunda eğitim-danışmanlık hizmetleri de ücretsiz olarak verilmekte.

Peki, hekimlerin elinde hangi imkânlar var Tedavide neredeyiz

Haberin Devamı

Acıbadem Üniversitesi Senoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Genel Cerrah Prof. Dr. Cihan Uras, 'ilerlemiş evre' hastaların dahi ümitsizliğe kapılmaması gerektiği bir dönemde olduğumuzu söylüyor ve diyor ki:

"Tedavinin iki önemli ayağı var. Bir; tümörün biyolojisine göre ve iki, hastalığın evresine göre hangi tedavinin uygulanacağına karar vermek. Eskiden her hastaya tek tip, aynı tedaviler uygulanıyordu. Şimdi ise her hasta için farklı protokoller var, kişinin parmak izi nasıl sadece ona aitse, tedavisi de öyle. Yine günümüzde her hasta memesini kaybedecek diye de bir şey yok. Koruyucu meme cerrahisi ilk hedefimiz. Memeyi koruyamadığımız zamanlardaysa onko-plastik ameliyatlar yapıyoruz. Günün sonunda hastalarımız, yenisi için 'eski mememden bile daha güzel oldu' diyebiliyor artık."

KÜÇÜK KESİ, BÜYÜK DEĞİŞİM

Robotik ve endoskopik teknolojilerle meme cerrahisinde de çığır açılmış durumda:

"Meme ameliyatlarında artık 10 cm yerine robotik ve endoskopik yöntemlerle 3 cm'lik bir kesi yapılıyor. Hem memenin tümünü çıkarabiliyoruz hem de bu kesiden koltuk altındaki nöbetçi lenf bezini alabiliyoruz. Böylece ikinci bir kesiye gerek kalmıyor."

Böylelikle sadece ameliyat izi küçülmekle kalmıyor, yöntemin bir artısı da daha az kanama ve ağrı.
TARAMA PROGRAMLARINI ATLAMAYIN

Haberin Devamı

Prof. Dr. Uras'ın genç kadınlara da bir uyarısı var:

"Gençlerde de vakalar artıyor. Çünkü genetik kadar çevresel faktörler de etkili. Ailede olmaması bir koruyuculuk sağlamıyor. Dolayısıyla tarama programları atlanmamalı."
ARTIK DAHA AZ HASTAYA KEMOTERAPİ UYGULANIYOR

Gelelim benim kulaklarımı diken eden soruya:
Her hastaya kemoterapi gerekiyor mu

Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin bu yıl Chicago'daki -ben de yerinde takip ettim- toplantısında açıklanan OPTIMA çalışması İstanbul'da da gündemdeydi.

Çalışmaya, ameliyat edilmiş, hormona duyarlı ve HER2 negatif meme kanseri bulunan, 40 yaş ve üzerindeki 4 bin 429 hasta katıldı. Bu hastalara "prosigna" isimli gen testi uygulandı. Amaç, tedavi kararını hastanın ve tümörün özelliklerine göre verebilmekti.

Haberin Devamı

Testin sonucuna göre, "düşük riskli" hastalara kemoterapi uygulanmadı, yalnız hormon tedavisi verildi. 5 yıl sonunda grubun kansersiz yaşam oranı yüzde