Avrupa alev alev! Sıcak hava dalgası birçok ülkede rekor seviyelere ulaştı. Aynı şekilde olmasa da Türkiye'de de hava sıcaklıkları her geçen gün artıyor. Bu da haliyle su ve madensuyu tüketimini rekor seviyelere taşımış durumda. Fakat İsviçre'den ajanslara düşen bir haber kafaları karıştırdı. Zira İsviçre tüketicilerine, Türkiye'de sıklıkla tüketilen ve önemli bir pazara sahip madensuyunu, yüksek bor gerekçesiyle 'tüketmeyin' çağrısı yaptı. Ben de 'bor nedir', 'kaç grama kadar alınmasında sakınca yok', 'madensuyu sağlığa zararlı mı' diye sordum. İşte yanıtlar...
PANİĞE GEREK YOK, HER ÜLKENİN BOR LİMİTİ FARKLI
Türkiye madensuyu bakımından önemli kaynaklara sahip. Ama buna rağmen tüketim düşük. Avrupa'da yılda kişi başı yaklaşık150 litre madensuyu tüketilirken, bizde bu rakam yaklaşık 5 litre.
Bor ise yerkabuğunda doğal olarak bulunan ve genellikle yeraltı sularına topraktan karışan bir mineral ve Türkiye dünya rezervlerinin çok büyük bir kısmına sahip.
NEDİR BU BOR MESELESİ
Gıda Mühendisi Ebru Akdağ'ı aradım. Diyor ki: "Bor, doğada yaygın olarak bulunan bir iz elementtir. Meyve, sebze, kuruyemişler ve doğal mineralli sularda bulunabilir. Bir avokadonun bor içeriği yaklaşık 1-2 mg düzeylerinde olabilmektedir. Borik asitle karıştırılmasın. Borik asit, borun türevlerinden biri ama farklı alanlarda, örneğin böcek ilaçlarında kullanılabilir. Madensuyunda bulunan bor, yeraltındaki kayaçlardan doğal olarak suya geçen çözünmüş bor bileşikleri şeklinde. Dikkat! Soda ile madensuyu aynı şey değildir."
MADENSUYU İLE SODA AYNI DEĞİL
Bu, doğru bilinen en büyük yanlışlardan... Peki soda nedir Yanıtı şu:
"Soda, suya karbondioksit eklenerek elde edilen bir içecektir. Madensuyu ise yeraltından doğal minerallerle birlikte çıkan ve içeriği değiştirilmeden şişelenen doğal mineralli sudur. Madensuyundaki bor miktarı ise suyun çıktığı bölgenin jeolojik yapısı, kayaçların mineral içeriğine göre değişebilmektedir. Su ve doğal mineralli sular Tarım ve Orman Bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı'nın mevzuatı kapsamında değerlendirilmektedir."
AB ÜLKELERİNDE ÜST SINIR YOK
Peki kaç gram bor "çok yüksek" Yani insan sağlığını tehlikeye sokabilecek oran nedir
"Kafaların karıştığı yer tam burası" diyor Akdağ, şöyle cevaplıyor: "Aslında durum biraz karmaşık. Avrupa Birliği'nde (AB) içme suları için bor parametre değeri 1998-2020 arasında litrede 1 mg idi. 2021'de yürürlüğe giren yeni 'İçme Suyu Direktifi' ile litrede 1.5 mg'a yükseltildi. Buna karşılık doğal mineralli sularda bor için AB düzeyinde spesifik bir maksimum değer yok. Ülkemizde de doğal mineralli sularda spesifik bir bor sınırı tanımlanmıyor. Fakat borun sudaki türevi olan 'Borat' parametresine bakılıyor. Bu nedenle ülkeler kendi risk değerlendirmelerine göre farklı uygulamalar benimseyebiliyorlar." (Hatırlatma: İsviçre, AB üyesi bir ülke değil.)
FAZLA BÜYÜTÜLÜYOR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) mesela AB'den daha toleranslı. Borda yaklaşık 2.4 mg/L seviyelerini sağlık açısından referans alıyor. 18 yaş üstü bireylerde günlük bor alımı için tolere edilebilir üst alım düzeyi yaklaşık 20 mg/gün olarak kabul ediliyor. Konuşulan örnekte yaklaşık 2 mg bor bulunduğu söyleniyor. Bu durumda tolere edilebilir üst sınıra ulaşabilmek için yaklaşık 10 şişe maden suyu tüketmek gerekir.
Bu konu bence, Türkiye'de gereğinden fazla büyütülüyor. Pestisit nedeniyle geri dönen ya da ihraç edilemeyen ürünler gibi çok daha önemli gıda güvenliği sorunları yeterince konuşulmazken, bunun bu kadar gündem olmasını şaşırtıcı buluyorum. Ayrıca sadece firma değil, bu işin düzenleyici kurumu olan Sağlık Bakanlığı'nın da yeni analizlerle kamuoyunu bilgilendirmesi şart."

4