İnsanlığın 'en uzak' yolculuğu... Artemis II AY'ın çekim alanında

Artemis II, insanlığı Ay'ın hiç görülmemiş yüzüne taşırken, 55 yıl sonra tekrar gidilmeyen bir yere mi gidiliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Artemis II misyonunun tarihi önemini vurgulayarak, insanlığın Ay'a gitmesinin gerçekliğine dair komplo teorilerine cevap veriyor. Soğuk Savaş'tan beri ABD-Rusya yarışında, eğer Ay'a gidiş yalan olsaydı Rusya'nın bunu tüm belgeleriyle açıklayacağı argümanı öne sürülüyor. Ancak kamuoyun hâlâ şüphe etmesi, bilimi yok sayan bir zihniyeti mi yansıtıyor yoksa meşru sorgulamayı mı temsil ediyor?

ArtemisII misyonu gereği, Orion uzay aracı ile 54 yıl sonra ilk kez 4 astronot; komutan Reid Wiseman, pilot Victor Glover ve görev uzmanları Christina Koch ile Jeremy Hansen Ay'a doğru yolculuğa çıktı. Her şey yolunda giderse bu yazıyı okuduğunuz saat itibarıyla, tarihi görevlerinin en heyecanlı bölümünü tamamlayarak, Ay'ın bugüne kadar görülmeyen 'en uzak' yüzüne ilk ışığı tutmuş olacaklar. Bu tarihi görev, çok uzun yıllardır devam eden '1969'da zaten gidilmedi ki', 'ABD, Ay'daki fotoğrafları Hollywood stüdyolarında, Sovyetler Birliği'ne üstünlük kurmak için çekti' gibi komplo teorilerini de yeniden alevlendirdi. Sorum şu; aslında insanlık Ay'a hiç adım atmadı mı yoksa

10 GÜNLÜK GÖREV SÜRESİNİN YARISI TAMAM

Orion uzay aracının 4 kişilik mürettebatı fırlatıldıktan 5 gün sonra, Dünya'dan yaklaşık 300 bin km uzakta, Ay'a yaklaşık 60 bin km'de, Ay'ın yer çekiminin Dünya'ya göre daha baskın olduğu "etki alanına" girdi ve bu yazıyı okuduğunuz saatlerde ise 10 günlük görev süresini yarıladı. Orion'un 4 kişilik mürettebatı, 1972'deki son Apollo 17 görevinden beri Ay eşiğini geçen ilk ekip... Görevleri ise Ay'a inmek değil, gelecekte Ay'a yapılacak insanlı iniş görevleri için kritik veriler toplamaktı.

GÖREV AY'A İNMEK DEĞİL VERİ TOPLAMAK

Peki bu kapsamda neler yapıyorlar Yanıtını Astrofizikçi Doç. Dr. Selçuk Topal verdi:

Haberin Devamı

"Uzay aracının sistemleri test ediliyor, ayın daha önce görülmemiş bölgeleri ve en uzak yüzü görüntüleniyor, gelecekte iniş yapılabilecek bölgeler hakkında veriler toplanıyor, kızılötesi lazer teknolojisi ile iletişim kurulmaya çalışılıyor. Yani insanlık, 'derin uzay' yolculuğuna teknik olarak hazır mı sorusuna bir cevap aranıyor. Tabii bunu yaparken bir de rekor kırmak istiyorlar."

REKOR TAZELEDİLER

Rekor demişken yazalım. İnsanlığın Dünya'dan en uzak noktaya ulaştığı mesafe, Nisan 1970'te acil dönüş sırasında 400 bin 171 km ile Apollo 13 ekibine ait. NASA'nın hesaplamalarına göre Orion mürettebatı bu rekoru, Türkiye saati ile 21.50 sularında kıracak, 03.07'de ise yaklaşık 405 bin 554 km uzaklığa ulaşacak. Yani Apollo 13'ten 5 bin km daha ileri gidip, Ay'a en yakın geçici yaparak, rekoru yeni bir zirveye taşıyacak. (Ve beklenildiği gibi de oldu. Başardılar!)


Orion uzay aracı şu anda Ay'ın uzak tarafından dolanıp, 'sapan manevrası' yaparak yani Ayı'n yerçekimini kullanıp, ekstra bir ana motor ateşlemesi veya yörünge düzeltmesine gerek kalmadan dönüş rotasında. Her şey iyi giderse görev, 10 Nisan'da Pasifik Okyanusu'na indiklerinde bitecek.

Haberin Devamı

Doç. Dr. Topal, Artemis II misyonunun, 2028'de yapılması planlanan, insanlığın yeniden ayda adım atmasını sağlayacak Artemis III misyonu için önemli bir eşik olduğunu belirterek, "NASA'nın Ay misyonunda yer alan ilk kadın ve ilk siyahi kişinin de bu ekipte olması dikkat çekiciydi" diyor.

GİDİLMEMİŞ OLSAYDIDİĞER DEVLETLER BELGELERLEAÇIKLARDI

Dünya kamuoyu ise Artemis II görevini, "1960'lardan farklı olarak ne yapıyoruz" sorusu ve "Aslında Ay'a hiç adım atmadık mı" komplo teorisi ile tartışıyor.

Bir uzay bilimci olarak bu tartışmaları "saçma" bulduğunu söylüyor Doç. Dr. Topal. Sebebini ise şöyle özetliyor: "Soğuk Savaş'tan beri ABD ile Rusya arasında bitmeyen bir yarış var. Dolayısıyla eğer iddia edildiği gibi ABD, Ay'a ilk adımı atmamış olsaydı Rusya, bunu tüm dünyaya açıklardı. Kaldı ki bu yarışta artık Çin'de var. 2019'da Ay'ın, dünyadan uzak yüzüne Chang'e-4 isimli uzay aracını başarı ile indirdiler. Yani ABD'nin pek de hoşlanmadığı bu devletler, ortada bir 'yalan' olsaydı bunun peşini bırakmaz, tüm belgeleriyle açıklarlardı. Bu ve benzeri komplo teorileri her zaman oldu ve olacaktır, pek takılmamak lazım."