Türkiye'nin Dünya Kupası'na erken vedasının ardından kamuoyunda aynı tartışma alevlendi: A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella mı hatalı yoksa futbolcular mı Bir noktaya kadar haklı bir tartışma. Zira ortada 24 yıl sonra katıldığımız turnuvada yaşanan bir hüsran var. Ve merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in de dediği gibi: "Galibiyetin sahibi çok. Fakat yenilgi yetim" kalmış durumda. Haliyle bazı eleştiriler fazlaca haklı olsa da bazıları ise 'cadı' avına dönmüş durumda. Oysa bir turnuvaya, bir maça, bir hocaya ya da sadece futbolculara odaklanmakla sorunun çözülmeyecek gibi duruyor. Dolayısıyla sorum şu: "Türk futbolu nasıl kurtulur Daha başarılı hale nasıl dönüşür"
TÜRK FUTBOLUNUN EN BÜYÜK SORUNU TEMPOSUDUR
"Cevap basit aslında" diyor Şansal Büyüka ve ekliyor: "Türk futbolunun en büyük sorunu temposudur. Sistemin kendisidir. Türk futbolu acilen hızlanmalıdır."
Deneyimli spor yorumcusu, Süper Lig'deki oyun temposundan
örnek veriyor:
BU SİSTEMLE DÜNYA İLE REKABET ZOR
"Oyun sürekli duruyor. Futbolcular en küçük temasta dakikalarca yerde kalıyor. Hakemler her pozisyonda düdük çalıyor. Düdük çalan hakemi önce seyirci sonra yorumcular ardından kulüp yöneticileri paramparça ediyor. Böyle bir futbolun ne Avrupa ne dünya futboluyla rekabet etmesi mümkün değil. Türkiye'de futbol yavaş oynanıyor. Sonuç olarak Milli Takım'da da..."
AVRUPA'DA HIZLI BİZDE YAVAŞ
Bazıları diyor ki: 'Takımın yarısı Avrupalı oyunculardan oluşuyor. Onlar hızlı değil mi' Hızlılar. Ancak hızlı takımlarda oynadıkları için hızlılar. Türk Milli Takımı'nda, yavaş oynayan bir takım içinde onların bireysel hızları da etkisini kaybediyor."
Haberin DevamıHOCA DEĞİŞTİRMEK ÇÖZÜM DEĞİL
Büyüka, futbolu yavaş oynadığı düşünülen İran, Mısır gibi ülkelerin bile Türkiye'nin önüne geçtiğini belirterek, "Bütün maçları izliyorum. Bizim oyun modelimizde futbol oynayan başarılı bir takım neredeyse yok. Savunmada kalabalıklar. Hücuma çok hızlı çıkıyorlar. Biz ise savunmada az adamla yakalanıyoruz, hücumda ise rakip ceza sahası önünde sonuç üretmeyen kısa paslarla vakit kaybediyoruz. 15-20 pas yapmak marifet değil. O sırada rakip savunma tamamen yerleşiyor. Sonra da neden gol bulamadık İsterseniz 60 değil 160 şut atın, sonuç değişmez. Çözüm ise sürekli başkan değiştirmek, hoca göndermek ya da yeni oyuncu aramak değil, Türk futbolunu hızlandırmaktadır. Bunun için de futbola gönül penceresinden değil, futbolun gerçeklerinden bakmak gerekir" yorumu yapıyor.
HEP AYNI KISIR DÖNGÜ
Türk futbolunu hızlandırmak için ne yapılmalı soruma ise ne yapılmadığını söyleyerek yanıt veriyor: "40 yıldır Türk futbolunu daha ileri taşımak adına bir çalıştay yapıldığına tanık olmadım. Yıllardır aynı konular: 'Ofsayttı, değildi... Fauldü, değildi... Bu hakem şu takımı tutuyor, bu hakem bu takımı tutuyor... Yok birileri bize operasyon yapıyor...' Bu kısır döngü içinde çaresizce kıvranıyor Türk futbolu. Konuşulmayanları konuşmaya başlamamız lazım, acilen..."
SORUN HOCA YA DA FUTBOLCU DEĞİL SİSTEMİN KENDİSİ
Türk futbolunun bir başka deneyimli yorumcusu Cem Dizdar da benzer görüşte: "Yıllardır aynı yöntemleri deneyip farklı sonuçlar bekliyoruz. Demek tersini yapmalıyız! Çünkü sorun ne tek bir teknik direktörde ne de birkaç futbolcuda. Çok daha derin ve yapısal. Türk futbolunu düşünme ve inşa etme biçiminde."
HERKES SONUÇ ODAKLI
Her şeyden önce çocukları, gençleri yeniden oyunun içine sokmak gerektiğine dikkat çeken Dizdar, "Futbolu sadece izleyen değil, oynayan; sadece antrenman-maç yapan değil, eğlenen ve sporla büyüyen kuşaklara ihtiyaç var. Bizde ise futbol bir iş! Sadece sonuç üreten bir gösteriye dönüşmüş durumda. Bu sorunlu bir anlayış! Herkes sonuç görmek istiyor. Ama o sonucu doğuracak sürece sabır göstermiyor"

14