Geldi yine yılın o ayı... Hava sıcaklıkları düşüyor, milyonlarca öğrenci ders başı yaptı ve grip sezonu başladı. Aksırmalı, tıksırmalı, bol virüslü, yatak, döşek bir kış geçirmek istemiyorsanız influenza virüslerine karşı en etkili korunma yöntemi grip aşısı. Ki aşılar da eczanelerdeki yerini aldı. Haliyle 'Olmalı mı, olmamalı mı', 'Gerçekten koruyor mu', 'Yan etkisi var mı' gibi sorular yeniden gündeme gelmişken, Amerikan Tıp Derneği tarafından yayımlanan, dünyaca ünlü hakemli tıp dergisi JAMA'da yer alan kapsamlı derleme tüm bu sorulara yanıt verdi: Aşının etkinliği ve güvenliği özellikle ağır hastalık, hastaneye yatış ve ölümlerin önlenmesinde yüzde 80 etkili.
RİSK GRUBUNDAKİ BİREYLER MUTLAKA AŞILANMALI
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre grip virüsleri her yıl yaklaşık 1 milyar kişiyi etkiliyor. 3 ile 5 milyon kişi ağır hastalık geçirirken, yaklaşık 600 bin kişi de grip ya da ona bağlı sebeplerle ölüyor.
Listenin başında ise 65 yaş ve üzerindekiler var. Türkiye'de yaklaşık 9.5 milyon 65 yaş üstü birey bulunduğunu düşünürsek aşının önemi gerçekten büyük.
Tıp dergisi JAMA'da bunu doğruluyor: 2 Eylül'de yayımlanan kapsamlı sistematik derlemede, grip aşılarının etkinliği ve güvenliğine ilişkin 69 yeni çalışma değerlendirildi. Sonuçlara göre grip aşısı 65 yaş ve üzerindekilerde özellikle ağır hastalık, hastaneye yatış ve ölümün önlenmesinde yüzde 70 oranında etkili.
EYLÜL ve EKİM KRİTİK
Gazi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları, Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Esin Şenol, grip virüsünün her yıl değişerek bağışıklık sisteminden kaçabildiğini, aşının da bu nedenle her yıl tekrarlanması gerektiğini söylüyor:
"500 yıldır bildiğimiz bir virüs. Fakat gücünü çok da azaltmadan, kırılgan kişilerde ölümcül seyrederek, hastane ve yoğun bakıma düşürerek etkisini göstermeye devam etmekte. Dolayısıyla influenza özellikle 65 yaş ve üzeri bireyler, altta yatan bir hastalığı bulunanlar, bağışıklık yetmezliği olanlar ya da tedavi görenler, şeker hastaları, kalp hastaları, kronik akciğer rahatsızlığı bulunanlar için yalnızca birkaç gün süren bir hastalık olarak görülmemeli.
Elimizdeki en etkili silah aslında test ve tedavi. Ama bu kişiler için o test ve tedavi süreçlerini beklemek bile zatürreyle, fonksiyon kaybıyla ve hatta bazı vakalarda ölümle seyredebilmekte. Bu sebeple özellikle de kırılgan grupta olanlar her yıl grip aşısı olmak zorunda. Mümkün olan en erken zamanda, eylül-ekim gibi... Toplumdaki dolaşıma göre, gerekirse ikinci doz takviyesi bile yapılabilir."
Haberin DevamıYÜKSEK DOZ VE mRNA AŞILARI
Bağışıklığı baskılanmış kişiler açısından farklı aşı seçeneklerine de dikkat çekiyor: "Mümkünse yüksek doz formülasyonu var. Türkiye'ye kasım gibi gelecek. Bir de mRNA teknolojisiyle geliştirilmiş aşılar var; koruyuculukları daha yüksek. Bağışıklığı baskılanmış hastalarda nihai bir çözüm olabilir."
GEÇEN YIL ERKEN BAŞLAYAN VE KÖTÜ BİR SEZON YAŞADIK
Geçen yıl çok erken ve kötü bir seyir izlediklerini de belirten Prof. Dr. Şenol, "Çünkü virüs kılık değiştirmede biraz daha ileri gitti. Bazı yıllar öyle olabiliyor" diyor ve şu hatırlatmayı yapıyor:
"Kırılgan olmayan gruptakiler için de aşı, bulaşmayı önlemek adına önemli. Seyahatler, iklim değişikliği gibi sebeplerle mevsim artık eylülde başlıyor, hazirana kadar devam ediyor. Yazın bile grip izole ediyoruz. Bu nedenle 'Aşı zamanını kaçırdım' diye düşünülmesin. Biz 'Grip bitti' diyene kadar olmadıysanız olun. Aşının koruyuculuk süresi maksimum 6 ay. Pik koruyuculuğu ise 3-4 aydır."
Haberin DevamıOKULA GİDEN ÇOCUKLARINAŞILANMASI DA ÇOK ÖNEMLİ
JAMA'nın yayımladığı değerlendirmede en çarpıcı sonuçlardan biri de çocuk ve ergenlere ait. 8 grip sezonu incelendi.

4