Farkındalık emoji ile değil davranışla ölçülür

Bir çocuğun okula kaydı yapılacaktır...

Hemen itiraz.

"Ama bizim çocukla aynı sınıfta olmasın."

Bir genç otobüste bağırır.

İnsanlar hemen homurdanır.

Bir aile restorana gider. Gözler önce aileye sonra çocuğa çevrilir.

"E, çocuklarına sahip çıkamıyorlar mı canım..."

Şimdi size bir soru.

Tüm bu yaptıklarınızı unutup, tweet attınız diye vicdanlı, farkındalığı yüksek insanlar mı oldunuz

Neden bahsettiğimi anlamayanlar için kısa bir özet vereyim.

İspanyol futbolcu Marc Cucurella'nın kıvırcık ve uzun saçları ve saçlarını en zor maçlarda bile neden hiç toplamadığının hikayesi internette fenomen haline geldi.

İspanyol futbolcunun otizmli oğlu sevdiği ve sahada kendisini daha rahat fark etmesi için saçlarını uzattığı yönünde bir paylaşım yapıldı.

Bu etkileyici hikâyenin alıcısı da çok oldu. Kalpler, emojiler havada uçuştu.

Haberin Devamı

Fakat hikâyenin doğrusu bu olmadığı gibi insanların bu "-mış" gibi tavrı, otizmi iyi tanıyan biri olarak beni fazla rahatsız etti.

Evet, Cucurella'nın otizmli bir oğlu var; Mateo. Hatta bir kez Mateo'nun yaşadığı zorlukları anlatmış, duygusal anlar yaşanmıştı. Fakat saçlarını uzatmasının sebebi oğlu değil annesiydi. Annesi kendini tribünden fark etsin diye uzatmıştı. Ama zamanla saçları markası haline dönüştüğü için kesmiyordu.

Yani sosyal medya yine kendi hikayesini yazmış, bu "uydurma" hikâyeden etkilenip, binlerce duygusal paylaşım yapılmıştı. İşte takıldığım yer burası.

Sanal dünyada böylesine coşkulu, duyarlı olan bizler, aynı yaklaşımı gerçek hayatta sergileyebiliyor muyuz gerçekten

Bu paylaşımın altına "yanındayız" yazan kaç kişi otizmli bir çocuğu kendi sınıfında, iş yerinde hatta hayatında, yanında, yakınında istiyor sizce

Cevabı hepimiz biliyoruz.

Dolayısıyla mesele otizmli ailelerin fedakarlığını alkışlamak değil, o aileleri yalnız bırakmayacak bir sistem kurmak olmalı.

İstanbul Otizmliler Derneği Başkanlığı da yapan, Avukat Sedef Erken, "erken tanı hizmetleri, nitelikli eğitim, kapsayıcı okullar, yeterli terapi desteği, bağımsız yaşam programları, istihdam olanakları, yaşam boyu sosyal destek..." gibi mekanizmalar işletilmeden gerçek bir değişim yaratılamayacağını savunuyor ve diyor ki:

Haberin Devamı

"Değişim, bir babanın ağlamasına üzülmekle değil devlet ve toplumun harekete geçmesiyle başlar."

Haklı.

Vicdanı sosyal medyada aklamak kolaydır, asıl sınav gerçek hayatın tam içindedir.


BRAVO TUNA TUNCA BRAVO SANA

Otizmden bahsettik madem güzel bir haber vermek isterim.

İzmirli milli yüzücü Tuna Tunca, Manş Denizi ve Cebelitarık Boğazı'nın ardından, Ocean's 7'nin "en zorlu" etaplarından Kuzey Kanalı'nı yaklaşık 16 saatlik mücadele ile geçmeyi başardı.

Bravo Tuna...

14 derecelik suda...Güçlü gelgitler ve "Aslan Yelesi" denizanalarının bulunduğu parkurda hem de...

Son bölümde saatlerce akıntıya karşı kulaç attı. Vazgeçmedi.

Gün batımına dakikalar kalaysa İskoçya kıyılarına ulaşıp, Türk bayrağını kaldırdı.

Haberin Devamı

Bu başarıyı değerli kılansa yalnızca bir parkuru daha tamamlanmış olması değil, nöroçeşitliliğin en güçlü temsilcilerinden de biri olması.

Yıllardır bu çocuk, "Neleri yapamaz" diyen bir topluma, kulaçlarıyla başka bir soru sordurdu Tuna Tunca.

"Neleri yapabilir"

Ben söyleyeyim...

Sırada Catania Kanalı var.

Tıpkı Kuzey Kanalı'nı ve yıllardır zihnimizde kurduğumuz "yapamaz" sınırlarını geçtiğin gibi bunu da geçeceksin.


BU ŞAMPİYONLUK'TESADÜF' OLAMAZ

Başarı bir kez gelirse