Dünya Sağlık Örgütü ilk kez açıkladı… Her 10 kanser vakasından 4'ü önlenebilir

Fulya Soybaş
05.02.2026
4

Dün, Dünya Kanser Günü'ydü ve elbette bir meme kanseri "survivor" olarak atlayacak değildim. Zira "kanser" dediğimde, "Ailemde yok!" gibi şahsi kandırmacalarla bunun bizim başımıza değil de bir başkasının başına gelebileceğini düşünme eğilimi içindeyiz genelde. Bu konuda toplumsal bir farkındalığımız olduğunu da düşünmüyorum. Öyle ki meme, rahim ağzı ve bağırsak kanserlerinin erken tespiti için Türkiye genelinde, 364 Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezinde (KETEM) ücretsiz, sıra beklemeden tarama ve testler yapılıyor ama katılım çok düşük. Aslında daha en başından kansere yakalanmamak ve çevresel riskleri elimine etmek önemli. Fakat bu konuda da eksiğiz. Dünya Sağlık Örgütü'nün yayımladığı rapor, bunu ilk kez net bir şekilde ortaya koydu. 2022'de teşhis edilen yeni kanser vakalarının yüzde 37'sinin, yaklaşık 7.1 milyon vakanın aslında önlenebilir olduğu ortaya çıktı. Yani 10 kişiden 4'ü alınacak önlemlerle pekâlâ kansere yakalanmayabilirdi. Nasıl mı Bakalım.

YAŞAM TARZINIZ VE YAŞADIĞINIZ COĞRAFYA KANSER SEBEBİ OLABİLİR

Kanser; aile öyküsü (genetik miras) ve genetik mutasyonlar gibi kişilerin kendi kontrolünde olmayan faktörlerden kaynaklanabildiği gibi, "çevresel faktörler" dediğimiz; hareketsizlik, obezite, kilo sorunları, beslenme alışkanlıkları, tütün ve mamulleri- alkol tüketimi, hava kirliliği, radyasyon maruziyeti, Hepatit B ya da HPV gibi virüsler, enfeksiyonlar sebebiyle de oluşabiliyor. Ancak bugüne kadar aslında değiştirilebilir olan bu "çevresel faktörler" ile alakalı net veri yoktu elimizde. Artık var!

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı'nın (IARC) son raporuna göre, 2022'de teşhis edilen yeni kanser vakalarının yaklaşık yüzde 37'si (yaklaşık 4'te biri) önlenebilir risk faktörleriyle doğrudan bağlantılı. Yani kansere yakalanma ihtimalinin yüksekliği yaşam tarzınız, işiniz ve yaşadığınız coğrafya ile doğrudan ilişkili. 185 ülke ve 36 kanser türünden elde edilen verilere göre, akciğer, mide ve rahim ağzı kanseri, önlenebilir kanser vakalarının neredeyse yarısını oluşturdu.

Haberin Devamı

EN BÜYÜK PAY TÜTÜN VE MAMULLERİNDE

Rapora göre, elektronik sigara da dahil, her çeşit tütün ve mamulleri ile hava kirliliği, tüm yeni kanser vakalarının yüzde 15'inden sorumlu ve önlenebilir kanserlerin başlıca nedeni olurken, erkeklerin kansere yakalanmasındaki en büyük pay da sigara ve içki içme gibi (4,3 milyon vaka) "davranışsal" risk faktörlerinden kaynaklı.


BİREYSELDAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİTEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Özlem Sönmez ile inceledik raporu. Diyor ki: "Akciğer kanseri mesela, sigara ve hava kirliliğiyle doğrudan orantılı. Sigarayı bırakmak, spora başlamak, Akdeniz tipi, lif ve yeşillikten bol beslenme alışkanlığı edinmek, hareket etmek gibi kişilerin hayatında yapacağı ufak değişiklikler aslında büyük değişimler yaratabilir. Fakat bu sorumluluk kişilerin sadece kendisinde değildir. Sağlık otoriteleri de çözümün doğrudan parçası olmalıdır. Mesela, hava kirliliği ve sigara ile mücadele politikaları olmalı ve uygulanmalı, tarım ürünlerinde kullanılan kimyasalların miktar ve çeşitliliği sıkı denetlenmelidir. Obezite ve işlenmiş gıdalar ile ilgili eğitimler verilmeli ve yanı sıra ihtiyacı olanlara da maddi destek sağlanmalıdır. HPV kaynaklı rahim ağzı kanseri, aşı ile yüzde 100 engellenebilir. Aşının ücretsiz olması da mücadelede atılacak önemli adımlardandır yine. Tarama ve testlerle, kolon kanseri yüzde 90 engellenebilir. Yüzde 10'da erken yakalanabilir. Meme kanseri de aynı şekilde yüzde 90 erken yakalanabilir, böylece erken evrede tedavi başlar, kişinin yaşam şansı artar, kaliteli yaşam süresi uzar. Toplumun bu tarama ve testlere yönlendirilmesi de yine otoritenin sorumluluğundadır."

Haberin Devamı

BU RAPOR ÜLKELER İÇİN AÇIK BİR SORUMLULUK ÇAĞRISIDIR