New York'ta göçmen bir ailenin çocuğu Zohran Mamdani... Londra'da Pakistan'dan İngiltere'ye göç eden otobüs şoförü bir baba ile terzi annenin oğlu Sadiq Khan... Şimdi de "Bizim kız". Büyük metropollerin "göçmen" yöneticilerine Berlin'den yeni aday var: Elif Eralp. Seçim çalışmalarında göçmenlik vurgusu yaparak, "Benim gibi insanların bu ülkede aslında belediye başkanı olması beklenmez" diyen Eralp, beklenilmeyenin aksine tarih yazdı. Sol Parti, Eralp'in liderliğinde oylarını yüzde 25.7'ye çıkararak, en yüksek oyu aldı. Koalisyon görüşmeleri olumlu sonuçlanırsa, Almanya'nın ilk Türk kökenli kadın Eyalet Başbakanı olacak. Peki kim bu Eralp Neden "Bizim kız" Başarısının arkasındaki sır ne 26 yıldır Berlin'de yaşayan, gazeteci Murat Tosun ile inceledik.
İNGİLTERE'YE NİYET ALMANYA'YA KISMET
45 yaşında. Hamburg Üniversitesi'nde hukuk okudu. 2010'dan itibaren 11 yıl, Sol Parti'nin Federal Meclis grubunda hukuk politikaları danışmanı olarak çalıştı. Aktif siyasete girişiyse nispeten yeni; 2021'den bugüne Berlin Eyalet Parlamentosu milletvekili. Evli ve iki oğul annesi. Eşinin işi ve adı ile çocuklarının adını kamuoyuyla paylaşmıyor. Ama bilinmesini istediği bir şey var. O da Berlin-Kreuzberg'de kirada yaşadığı...
Hikâyesi ise Berlin'de değil, 12 Eylül 1980 darbesinin hemen ardından Türkiye'de başlıyor.
Babası Selçuk Eralp, doktor ve sendikacı. Annesi Hülya Eralp ise meslek öğretmeni. Her ikisi de sosyalist hareketin içinde. Hatta annesi, Türkiye'de kadın işçilerin örgütlenmesini yürüttüğü için kısa bir dönem cezaevinde yatıyor.
Haberin DevamıZaten ardından 12 Eylül askeri darbesi geliyor. Tutuklamalar, baskılar... Kaçmaya karar veriyorlar. Hülya Eralp o sırada 8 aylık hamile. Karnındaki çocuk Elif.
AYNI TRENDE AYRI KOMPARTIMANLAR
Türkiye'den trenle çıkıyorlar. Tedbir amacıyla karı-koca aynı kompartımanda bile seyahat etmiyorlar. Bulgaristan sınırında ise babasının sahte pasaportu fark ediliyor. Pasaport delinerek kullanılamaz hale getiriliyor. Ama polis aileyi geri göndermiyor. Asıl plansa Almanya değil, İngiltere.
O dönem Türk vatandaşlarının İngiltere'ye vizesiz gidebilmesinden yararlanarak siyasi iltica talebinde bulunmayı planlıyorlar. Fakat Dr. Eralp'in pasaportunun olmaması İngiltere planını suya düşürüyor. Düsseldorf'ta arkadaşları var. "O halde Almanya'ya gidelim" diyerek, Düsseldorf uçağına biniyorlar. Ancak uçak, Münih'te aktarma yapıyor. Alman polisi direkt uçağa geçip, yanlarına geldiği için de zorunlu olarak havaalanında iltica talep ediyorlar.
Elif'i ilk annesi Hülya Eralp tebrik etti.
Haberin DevamıÜÇ KİŞİ TEK ODA
Kısa bir süre sonra, 1981'de Elif Eralp dünyaya geliyor. Fakat sorunlar bitmiyor. Ailenin iltica başvurusunun sonuçlanması iki yıldan fazla sürüyor. O dönem Münih'te üç kişi tek odalı, rutubetli bir evde yaşıyorlar. Hülya Eralp'in diploması Almanya'da tanınmıyor. Aile bütçesine katkı sağlamak için bir dönem evlere temizliğe de gidiyor. Yılmıyor. Yeniden eğitim alıyor. Sosyal pedagoji okuyor; kadınlara ve göçmenlere yönelik projelerde çalışıyor.
Baba Eralp'in de yabancı doktorların çalışma koşulları nedeniyle işi zor. Ama sonunda Dortmund'da bir hastane, çok sayıda Türkçe konuşan hastası olduğunu, bu nedenle Türkçe bilen bir doktora ihtiyaç duyduğunu belirterek, beyaz önlüğünü ona geri veriyor. O da sendika, mülteci, kadın haklarıyla ilgileniyor, protestolara destek veriyor.
Haberin DevamıMurat Tosun
İLK AKTİVİZMİ 10 YAŞINDA GARAJDA ÇEVRE KULÜBÜNDE
Aile, Elif 10 yaşlarındayken, Hamburg'a taşınıyor. İlk aktivizmi ise oturdukları evin garajında iki kız arkadaşıyla bir "çevre kulübü" kurmak oluyor.
Gazeteci Murat Tosun'a konuşan anne Hülya Eralp o günleri şöyle anlatıyor: "Aile içinde siyasi olaylar sürekli konuşulurdu, o da dinlerdi. Yeşiller Partisi'nin kurulmasından sonra, çevre hareketinin de güçlenmesiyle garajdaki küçük çevre kulübü gerçeğe dönüştü. Elif ve arkadaşları nükleer enerji karşıtı harekete ve eylemlere katıldı. Çevresinde gördüğü haksızlıklara çok erken yaşlardan itibaren tepki veren bir çocuktu."
'BİZİ DE Mİ ÖLDÜRECEKLER'
Haberin DevamıTarih: 29 Mayıs 1993. Yer: Solingen. Neo-Nazilerin kundakladığı evde 3'ü çocuk 5 kişi yanarak can veriyor. Ailesi, 12 yaşındaki Elif'i de alarak ırkçılık karşıtı gösterilere katılıyor. Hülya Eralp, kızının kendisine "Türkiye'den geldiğimiz için bizi de mi öldürecekler" diye sorduğunu dün gibi hatırlıyor. Eralp ise yaşadığı olayların

3