Okul dönüşü, evinde boğazı kesilerek öldürüldüğünde daha 15'indeydi Çağla Tuğaltay, takvimler 5 Haziran 2000'i gösteriyordu. Cinayet bir anda ülke gündemine oturmuş ve bir aile daha, acılarını yaşayamadan kendilerini adalet mücadelesinin tam ortasında bulmuştu. 26 yılda Çağla'nın katil ya da katilleri bulunamadı. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek'in devreye girmesiyle 26 yıl sonra dosyada bir ilk yaşandı. Çağla'nın öldürüldüğü ev ve çevresinde 8 saat süren, geniş kapsamlı bir keşif yapıldı. Keşifte, 'luminol' tekniği uygulandı. Peki 26 yıl önce bulunamayan bugün bulunabilir mi Sır perdesi 'luminol' tekniği ile aralanabilir mi Adlı Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan verdi yanıtını.
ÜSTÜNDEN 40 YIL GEÇSE DE ORTADA DELİL VARSA SUÇLU BULUNABİLİR
Önce filmi bir geri saralım.
Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000'de okuldan çıkıp, Şişli Fulya'daki evine geldi. Kapıda zorlama yoktu, evden bir şey çalınmamıştı. Cinsel saldırı belirtisi de yoktu.
Cinayet sonrası hazırlanan kriminal raporda, Çağla'nın tırnak altında DNA tespit edilmedi. Ancak 2013'teki incelemede sol el tırnakları ve şortunda bir erkeğe ait doku örnekleri bulundu. Ayrıca evde, üç yabancıya ait parmak izleri ile bina girişinde kan lekesi de tespit edildi.
YENİ TEKNOLOJİLER UYGULANIYOR
* Peki 2000 yılında rapora girmeyen bu bulgular nasıl oldu da 2013'te tespit edildi
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan'ın yanıtı şu: "2000'de otopsi esnasında, tırnak altı ya da olay yerinden o örnekler zaten alınmıştır. Ancak o dönem DNA teknolojisi sınırlıydı; çok küçük, bozulmuş veya karışık biyolojik izlerden profil çıkarmak mümkün olmamış olabilir. 2013'te dosya yeniden açılınca, saklanan deliller yeniden incelenmiş ve Çağla'nın sol el tırnağında daha önce fark edilmemiş ya da analiz edilememiş mikroskobik bir erkek doku örneği tespit edilmiş olabilir."
Haberin Devamı26 YILDA 9 SAVCI 2 ÖZEL EKİP
2013 sonrası hem DNA hem de bina girişindeki kan lekesinden alınan örnekler 100'e yakın kişi ile karşılaştırıldı. Hatta bulgular Interpol veri tabanına da girildi. Ama bugüne dek bir eşleşme olmadı. 26 yılda dosyaya 9 savcı, yüzlerce polis baktı. 2 kez özel ekip kuruldu, hiçbirinde sonuç alınamadı.
PARMAK İZİ GİBİ 'DNA VERİ BANKASI' SİSTEMİ KURULMALI
* 26 yıl sonra bir cinayeti aydınlatmak mümkün olabilir mi
"Elbette" diyor, Prof. Dr. Alkan ve şöyle devam ediyor: "Katiller, belki 'farklı' yollar buluyor olabilir ama teknoloji de sürekli yenileniyor. Geçen sene Amerika'daki bir toplantıda küçük dilimi yutuyordum. 25 yıl önce New Jersey'de bir adam, 3 kişiyi öldürüp, kaçıyor. Polis o dönem olay yerinde bir fotoğraf buluyor ama fotoğraftaki kişi güneş gözlüklü. Yüzü belli değil. Fotoğrafı yüz tanıma sistemine yüklüyorlar. 25 yıl sonra, sosyal medya taramasında fotoğraf, Dominik'te biriyle eşleşiyor ve adam yakalanıyor. Kanundan kaçış yok! Yeter ki sistem olsun ve doğru çalışsın.
Haberin DevamıEMNİYETTE İTİRAF ETTİRME ESKİDİ
Bizde henüz bu teknolojilerin bazıları var bazıları yok. Rojin Kabaiş'in telefonunu açamadık mesela. Bizde hala, 'emniyette itiraf ettirme' metodu geçerli. Ayrıca parmak izleri için bir depolama sistemimiz var. Ehliyet, pasaport ya da kimlik kartı alırken İçişleri Bakanlığı on parmak izimizi alıyor ve bir olayda tespit edilen parmak izleri bu veri bankası ile karşılaştırılıyor. Ancak 'DNA Veri Bankası' gibi bir sistemimiz yok. Bu nedenle karşılaştırma, veri bankasındaki örneklerle değil; eldeki şüphelilerle yapılıyor. Eğer böyle bir veri bankası olsaydı Çağla cinayeti muhtemelen daha önce aydınlatılabilirdi.

4