Zombilerin dünyasına hoş geldiniz
İnsanlık ölmüş, vicdan kaybolmuş, teknoloji gelişirken ruh çürüyor derken, acaba bu kötümserlik gerçek bir tanı mı yoksa yazarın yaşadığı dönemsel bunalımın yansıması mı?
Yazar, modern insanlığın vicdanını kaybettiği, değerlerinin çöktüğü ve varoluşsal bir krize girdiği iddiasını öne sürerek, bunu çevresel çöküş, siyasi parçalanma ve teknolojik gelişimin olumsuz etkilerine bağlıyor. Yazının kalbi, insanların kendilerini bile anlayamadığı ve bu nedenle birbirlerine açılamadığı, güven ve sevginin kaybolduğu iddiasında yatıyor. Ama bu tümü kapsayan pesimizm, insanlığın tüm dönemlerinde benzer acıların ve çıkmazların olmadığını görmezden gelmektedir, değil mi?
Zaman kavramı durmuş gibi. Bir tünelden geçiyoruz ve bilmediğimiz dünyada kendimizi buluyoruz. Bazen kelimelerin yetmediği ve dünya insanının yaptıklarını tasvir edemeyeceğimiz durumların söz konusunu olduğu olaylarda dilsiz ve sağırlaşabiliyoruz. Şaka mı bu gerçekten bizim gezegenimiz rotasından çıktı da bilinmeyen bir boşluğa mı düşüyoruz. İnsanüstü varlıkları masallarda romanlarda okur ve inanmadığımız sayfalarda fırlatıp atardık.
Yeni dünya olaylarının sevimsiz ve ürkütücü duyumlarına baktıkça, o kitaplar, filmler gerçek miydi Sorusu geliyor insanın aklına.
Biraz zombilerin tarihçesinin anlamına bakalım ; "Zombi" kelimesinin geçmişi oldukça ilginç ve karmaşıktır. Kökeni, Batı Afrika'nın Yoruba dil grubuna ve Batı Afrika Voodoo kültürüne dayanmaktadır. Zombi Afro-Caribbean ve Creole ruhani inanç sistemlerinde ölümsüz bir insandır. Bu folklorik zombiler doğaüstü güçler ve şamanistik hekimliği vasıtasıyla, yaşayanlar arasında korku yaratmak amacı ile ölü insan bedenlerinin yeniden canlandırılmasıdır. Zombilerin daha korkunç versiyonları yamyamlık öğesi kullanılarak korku sinemasında sıkça sergilenmektedir. Ayrıca bu tür varlıklar hortlaklar ile aynı kapasitededir.
Zombi efsanesinin kökeni, 17. ve 18. yüzyıllara ait Hattian folkloruna kadar uzanmaktadır; Zamanla zombi fikri Voodoo geleneğinin bir parçası haline geldi ve biraz evrim geçirdi. Hattianlar, zombilerin Voodoo rahipleri tarafından hayata döndürülen ve genellikle ücretsiz iş gücü olarak kullanılan cesetler olduğuna inanıyorlardı.
Medeniyet dediğimiz muhteşem versiyonun son hallerine bakın. Çocukluğumun hikayelerinden biridir ve komşu teyzelerin bize kızdığı zaman söylediği en büyük azardı '' Yamyamlaşmayın''.
Günümüzde Afrika kabilelerinde hala insan eti yiyen vahşi ilkel toplulukların varlıklarının olduğu ispatlanmıştır. Adı üstünde ilkel dediğimiz insan gürusu ve medeniyetin merkezi olan hani o çok sevdiğimiz ülkelerine gitmek için efor sarfettiğimiz kültürlerini hayranlıkla seyrettiğimiz o kitlelerle aralarında ne fark var.
Haberin DevamıŞaşkınlığın korkunun son demlerini yaşar haldeyiz. Hızla gelişen teknoloji, çevresel çöküş, siyasi parçalanma ve derin varoluşsal kaygılar karşısında "İnsanlık nereye gidiyor" sorusunun cevabını bulamıyoruz.
İnsanın gözünde yaş, kalbinde sevgi, bedeninde sağlık, ruhunda mutluluk kalmadı artık. Hiç ısınmıyor şimdilerde yüreği. Vicdan kayboldu. İnsanlık öldü ve gömüldü çoktan. Kendi yalnız krallığında en büyük adam oldu herkes. Acınası olan; güçlüyüm başarılıyım tafraları ile gurur duyuyorlar. Dünya çöküyor, düzen tekliyor ve sona yaklaşılıyoruz. İnsanların bazıları ise hiçbir şeyden haberi olmayan umursamaz biri olarak kendi yalan dünyasına sahte huzur pompalamaya çabalıyorlar.

5