Dünyanın en güzel armağanı bize sunulan konuşma yeteneği. Çoğumuzun tam anlamıyla başaramadığı Allah'ın verdiği farklı bir özellik olsa gerek. Eski büyüklerimizin ''Çocuklaar konuşmaz' diyerek büyüttüğü bir nesil olduğumuz ve, bu zevki çok sonraları tattığımız için tadını çıkara çıkara kullanmaya devam ediyoruz.
Öğretmenlerimizin sesi hala kulaklarımızda, ''Sessiz olun, arkadaşınızla konuşmayın, sözümü kesmeyin'' diye bağırdığı anda parmaklarımız havada kalırdı. Onlarında kabahati yoktu. Her nesil bir önceki nesilden öğrendikleriyle hayatlarına devam etmeyi öğrenmişlerdi. Eskiler ve yeniler arasındaki farkı, kaybolan değerlerimizle kıyaslandığımızda, çağımızın insanının mutsuzluklarını, gördükçe, keşke her şey yenileneceğine, eskiyerek yaşayabilsek diyeceğimiz günler, giderek daha da özleniyor.
Haberin DevamıGeçen akşam; bir kızımız salya sümük, ayrıldığı sevgilisinden yakınıyordu. Hıçkırıklar içinde ''Ona söyleyecek bir çift sözüm vardı '..
Söyleseydin ne olacaktı Kimi değiştirebiliyorduk ki İlişkiler yaralı bereli gidebildiği kadar gidiyordu işte. Zavallı insanoğlunun kaderi bu. Ne kendini ne de karşısındakini anlayamadan bu dünyadan göçüp gidecek. Konuşarak anlaşamadığımız bir dönem yaşıyoruz.. Galiba biz bu gezegende yaşamayı beceremedik.
Peki konuşma sanatı neymiş İşin bir de bilimsel yönüne bakalım. 'Konuşmasını bilmek; yerinde ve zamanında konuşmak, konuşmasıyla insanları ilgilendirmek,bilgilendirmek ve etkilemekmiş.'' Üstün bir iletişim becerisiymiş. Hangi konuda konuştuğunuz bilip, bilmediğiniz konuda konuşmamalıymışız. Konusuz konuşma boş konuşmaymış. Salt konuşmuş olmak için konuşmak gereksiz bir kuru gürültüymüş ve sonunda biz zararlı çıkabilirmişiz. Kontrol edemeyeceğimiz, etkileyemeyeceğimiz, değiştiremeyeceğiniz şeylerden konuşmak da, yine çoğu kez boşa zaman ve enerji harcamakmış...
Konuşmasını bilmek aynı zamanda topluluk önünde etkili ve güvenli bir biçimde konuşmak ayrı bir yetenek olsa gerek. . Uzman görüşlerine göre; Bazen insanlar topluluk önünde ayağa kalktıklarında ve bütün gözler kendisine çevrildiğinde aşırı heyecanlanır, konuşmasını şaşırır, zihinlerini toparlayamaz, cümlelerini kuramazlarmış. Buna karşın, bazı insanlar da, topluluk önünde, karşısında çok rahat, güvenli ve etkileyici konuşurken tek bir insanla konuşmaya sıra geldiğinde zorlanırlar, terlerler, rahatsız olurlarmış. Topluluk karşısında geniş bir görüş açısına ve istediği yöne bakma özgürlüğüne sahip kişi, tek bir kişiye odaklanması gerektiğinde konuşma yeteneğini kaybedebiliyormuş..

77