Yangın yeri

Avrupa yanıyor, hem de kelimenin tam anlamıyla.

Öyle bir iki değil, birden fazla yerlerde.

Fransa: Grenoble, Lyon, Marsilya, Montpellier, Paris, Rennes, Toulouse.

İtalya: Bologna, Ceneviz, Floransa, Milan, Napoli, Roma, Torino, Venedik.

Belçika: Brüksel ve Liege.

İspanya: Barselona, Madrid.

Arnavutluk: Tiran.

Protesto temaları ise muhtelif.

Yaşam maliyeti.

Eğitim şartları.

Konut fiyatları.

Fransa'da protestolara katılan kişi sayısı yaklaşık 550.000 rakamı telaffuz ediliyor; Limoges belediye binası ve Lyon turizm ofisinin ateşe verilmesi ise işin vurucu kısmı. 1800 kişinin tutuklandığı ve yaklaşık 150 polis memurunun yaralandığı belirtiliyor.

Belçika'da Brüksel ve Liege'deki öğrenci protestolarının şiddete dönüşmesiyle polisin gözyaşı gazı ve su topları kullandığı, Liege'de yaklaşık 45 tutuklama yapıldığı not ediliyor.

İtalya'da ise Roma'da yaklaşık 100.000 kişinin barışçıl bir şekilde yürüdüğü ancak Milano Katedrali yakınındaki çatışmalarda yaklaşık 50 gözaltı olduğu, ülkenin güneyindeki gıda sorununun giderek keskinleşmesinin sokağa yansımalarının hiç de iç açıcı olmadığı görülüyor.

Portekiz'de on binlerce kişi konut krizi ve düşük ücretleri protesto etti; göstericiler Lizbon'da geceyi kamp kurarak geçirdi.

Arnavutluk'ta Başbakan Edi Rama'nın istifasını talep eden öğrenci öncülüğündeki protestolar beşinci gününe girdi; yüzlerce kişi gözaltına alındı ve 120'den fazla polis yaralandı.

İspanya'da konut fiyatları temelli kitlesel yürüyüşler ve protesto kamplarını çekmesinin 29 Kasım'daki erken seçime katkıda bulunduğu belirtiliyor.

Petrol fiyatındaki artışın yarattığı hayat pahalılığı menşeli geçim sıkıntısı ve konut maliyetlerine bir de yetersiz finanse edilen kamu hizmetleri eklenince öfkenin katmerlenmesi sonucu ortaya çıkmış görünüyor.