Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa ülkelerinin 'nereden nereye geldiği' hususunda hem çarpıcı bir o kadar da 'yaraya tuz basan' açıklamalarıyla gündemde; bir tür 'uyandırma servisi' tadında:
"Avrupa senkronizasyonunu kaybetti. Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'ne kıyasla çok yavaş.
Önümüzdeki yıllardaki Avrupa mücadelesi, çok daha hızlı ve çok daha güçlü bir şekilde yenilik yapmaktır.
Son 20 yılda, kişi başına düşen Gayrisafi Yurtiçi Hasıla-GSYİH'da Amerika Birleşik Devletleri'nin gerisinde kaldık ve açıklamanın üçte ikiden fazlası, bizden daha az yenilik yaptığımız gerçeğidir."
Bunun altında yatan temel sebepler aslında aşikar.
Avrupa'nın Rusya ve Çin ile ekonomik ilişkisinin keskin bir şekilde yön değiştirmesi.
Artık ucuz Rus gazı ve Ukrayna mineralleriyle tahıl ve ayçiçeği yağının olmaması bir faktör.
Diğer faktör ise Avrupa-Çin ticaretindeki değişimin Çin lehine, Avrupa aleyhine olması.
Dolayısıyla Avrupa ülkelerinin ekonomilerinin enerji güvenliği, endüstriyel rekabet gücü ve ihracat pazarları dönüşmeye mecbur görünüyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron buna da işaret ediyor:
"Avrupa rekabet gücünün kilit bir faktörü, Rusya'dan gelen çok ucuz gazdı. Bu, 2022'de sona erdi.
Ama bizim büyük ihracat pazarımız Çin'di. O da bitti. Avrupa şimdi Çin'le ticaret açığı veriyor. Bugün, her gün, Çin'le €1 milyarlık ticaret kaybı yaşıyoruz.
İki yıl önce, birçok ülke hâlâ net ihracatçıydı. Örneğin, Almanya 2025'e kadar Çin'e net ihracatçı kalmıştı. O da bitti - hatta Almanya için bile."
Çözüme yönelik açıklama ise pek tabii gündemin vazgeçilmez maddesi:

3