Taş Devri

Nefesler tutuldu.

Saatler kuruldu.

Herkes o 'anı' beklemeye koyuldu.

Dile kolay.

Kurucusu olduğu yapıdan çıkma tehdidiyle beklentiyi arşa çıkarmıştı.

Bu kadar da değil.

Herkes olası bir 'bitirme' tarihi mi açıklanacak demeye başladı.

Kimden mi bahsediyoruz.

Tabii ki Amerika Birleşik Devletleri 47. Başkanı Donald J. Trump.

'Ulusa sesleneceğim' dedi.

Tüm dünyaya seslendi.

Saat farkı gözetmeksizin her 'ulus' neredeyse seslenişe odaklandı.

Tabii Trump yine aynı stratejiyi uygulamış.

Kriz yarat.

Beklentiyi arşa çıkar.

Sonuç.

Savaşa devam.

Hatta şu ifadelerle devam:

"Amerika'nın I. Dünya Savaşı'na katılımı bir yıl, yedi ay ve beş gün sürdü. II. Dünya Savaşı üç yıl, sekiz ay ve 25 gün sürdü. Kore Savaşı üç yıl, bir ay ve iki gün sürdü. Vietnam Savaşı 19 yıl, beş ay ve 29 gün sürdü. Irak Savaşı ise sekiz yıl, sekiz ay ve 28 gün sürdü."

Daha 32 gün olmuş, daha durun dedi kısacası, biraz daha vakit lazım dedi.

Ne için

Amerika Birleşik Devletleri Savaş Bakanı Pete Hegseth'in ifade düşündürücü:

"İran'ı 'ait olduğu yere Taş Devri'ne' gönderme."

Hangi yolla

Elektrik tesisleriyle petrol tesislerini vurarak.

Yani sorun bitirmek ya da bitirmemek değil.

Hiç olmamıştı zaten.

İran'ı dönüştürmek.

Neye olduğu da açıklığa kavuşmuş oldu.

Ama sonrasındaki soru daha mühim:

Peki ama niye

İzleri sürmeye devam edelim.

'Taş Devri' ifadesi tesadüfi değil gibi görünüyor.

Çünkü deyim yerindeyse 'taş üstünde taş' bırakmayacak saldırılar yapılıyor.

Nereye mi

"İran'daki en büyük köprü yerle bir oldu, bir daha asla kullanılmayacak.