Olmadık şeyleri duyduğumuz günlere yenileri eklendi bu hafta.
Ne Davos'muş dedirtecek cinsten hem de.
Aynı o şarkıdaki gibi:
"Nerden başlasam
Nasıl anlatsam"
Çok şey duymuştuk da böylesini hiç duymamıştık.
Ta ki 2026 Ocak ayına kadar.
Atlantik'i gittikçe daha da ayrı düşüren mevzu olan Grönland ile ilgili bir 'çerçeve' üzerinde çalışıldığı haberi geldi önce Kuzey Atlantik Paktı-NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump ile yürüttüğü girişimleri ile.
Kulağa olumlu geliyor.
Gelin görün ki Grönland cephesinden öyle şeyler duyduk ki, akıl sır ermiyor dünyada olup bitenlere.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen'in kendi ağzından dinleyelim bir de 'Trump-Rutte anlaşmasını':
"Ülkemle ilgili anlaşmada veya sözleşmede ne yazdığını bilmiyorum, çünkü o görüşmelere katılmadım. İçinde somut olarak ne olduğunu bilmiyorum.
Demek istediğim, sorunları çözecek üst düzey bir çalışma grubumuz var."
Durun durun daha asıl işin 'bam teline' gelmedik.
Kulak verelim Grönland Başbakanı ne düşünüyor ülkesi hakkında olan bitenle ilgili:
"Kaynaklarımızı sömürmek istiyorsanız, mevzuatımıza ve çok yüksek çevre standartlarımıza saygı duymak zorundasınız, çünkü bu bizim kimliğimizin ve kültürümüzün bir parçasıdır.
Ancak karşılıklı saygı çerçevesinde her şeyi görüşmeye hazırız."
Yok artık daha neler diyesi geliyor insanın.
Hani çok şey duyduk gördük bugüne kadar da böylesini hiç duymamıştık.
Yeni kolonizasyon çağının karakteri ya da 'karaktersizliği' de bize denk geldi.
Ülkesinin sömürülmesini kabullenmek de pes dedirtiyor.

13