Yazar, İspanya'nın Brezilya'daki 15 anlaşması aracılığıyla jeopolitik bir stratejik hamle yaptığını, ancak bu yeni 'neo-kolonizasyonun' eski dönemden farklı olduğunu iddia ediyor. Kritik mineraller ve enerji kaynakları üzerinden küresel güçlerin (ABD, AB, Çin, Hindistan) Brezilya'ya yönelmesinin, Trump yönetimi altında daha da kızışacağı gerekçesiyle bu analizi sunuyor. Ancak Brezilya'nın işleme koşulu koyması gerçekten egemen bir direniş mi, yoksa küresel oyunun yeni kuralına teslim mi olmuş?
Dünyada jeopolitik satranç tüm hızıyla sürüyor.
Orta Doğu'da Hürmüz, Bab-el Mendeb manşetlerden inmezken dünyanın diğer ucunda etkisi uzun yıllara dayanacak büyüklükte stratejik hamleler yapılıyor.
Neo-kolonizasyon demiştik.
İspanya koloniyal günlerine geri dönüyor gibi görünüyor.
Dile kolay.
15 anlaşma.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin İran ile yaptığı içeriği bilinmeyen anlaşmalar dizisi kadar.
Ancak bunların içeriği gizli değil.
Tabii ki yazılarımızda '21. yüzyılın petrolü' ismini verdiğimiz 'kritik mineraller' mevzu.
Uydular ve yapay zeka altyapısı olmasa 21. yüzyıl ruhu tam olarak verilemezdi tabii.
Süresi on yıllarca sürecek.
Ülke ise Brezilya.
'Neden Brezilya' sorusunun cevabı çarpıcı.
Gezegendeki en büyük ikinci nadir toprak rezervine sahip.
Brezilya'daki en büyük üç yabancı yatırımcıdan birinin halihazırda İspanya olduğu belirtiliyor.
Rekabet büyük.
Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği, Hindistan ve Çin yönünü bu coğrafyaya çevirmiş durumda.
Ne de olsa 'akıllı', 'elektrikli', 'çipli' her ürün bu ülke topraklarındaki rezervlerle işliyor.
Sahip olduğu enerji rezervi ise ayrıca değerine değer katıyor ülke topraklarının.

3