Her şey 'onu' engellemek için başlamıştı.
Şimdi herkes 'ona' sahip olmanın planlarını yapar oldu.
Nereden nereye...
"Güç Yoluyla Barış".
Amerika Birleşik Devletleri 47. Başkanı Donald J. Trump'ın doktrini.
Aşırı baskının rakipleri müzakere masasına oturtması.
Onca emek nasıl heba edilir
Dünya yaşayarak öğrendi.
Yıllarca nükleer tırmanmayı önleyen "koruyucu mekanizmaları" da ortadan kaldırmış oldu.
Hem de tek bir ayda.
Oysaki İran nükleer programını sınırlamak karşılığında yaptırımların hafifletilmesini sağlayan Ortak Kapsamlı Eylem Planı-JCPOA'yı 2015'te imzalamıştı,
Donald J. Trump, 45. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olduğu 2018'de bundan çekildi ve azami baskıyı yeniden uygulamaya koydu.
47. Amerika Birleşik Devletleri başkanlığı ise ilk döneminde ortadan kaldırdığı silah kontrol mimarisinin doğrudan bir sonucu olarak 'yayılma riski' yarattı.
Gerçekten de insan söylemeden edemiyor.
Nereden nereye...
Bir ülkenin nükleere sahip olunmasının engellenmesi hedefinden ülkelerin 'güvenlik garantisi' olarak nükleere sahip olmayı ister olduğu günlere gelindi adım adım.
Kuzey Kore Devlet Başkanı Kim Jong Un mevzuya dair saptaması ironik:
"Barış isteyen herkes nükleer silaha sahip olmalıdır. Nükleer güç şantajı önler."
Böyle düşünen sadece Kuzey Kore değil gibi görünüyor.
Fransa, cephaneliğindeki nükleer silah başlıklarını artırma kararı almış.

3