'Enerji Ateşkesi'

Gidişat pek hayra alamet değil.

Bu yol, yol değil.

Polonya'dan başlayalım.

Polonya İçişleri Bakanı, Başbakan Donald Tusk'a karşı bir saldırı planladığı şüphesiyle bir adamın gözaltına alındığını söyledi.

Olağan şüpheli aynı, hele söz konusu Polonya olunca.

Olağan şüpheli başka bir haberin daha başrolünde.

Hem de ne haber.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, İsrailli gazeteci Barak Ravid'e şu cümleleri kurdu:

"Ateşkes duyurusu benim için haber oldu. Ama eğer Ruslar enerji ateşkesine razı olursa, Ukrayna da razı olur.

Eğer Başkan Trump bunu Putin'le müzakere ettiyse, lütfen ateşkesin ne zaman başlayacağını bize söyleyin. Hazırız ve kabul edeceğiz."

Ne ateşkesi demeyin.

Bomba gibi gündeme düşüverdi hafta sonu bu sözüm ona 'ateşkes'.

Öyle sıradan değil, adı bile var.

'Enerji ateşkesi'.

En azından Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump öyle diyor:

"Derhal yürürlüğe giriyor, Rusya ve Ukrayna arasındaki Savaşta ENERJİ ATEŞKESİ var.

Her iki taraf da kabul etti. İhlal etmeyin! Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler."

Tabii yine aynı sorunla karşılaşıyoruz.

Eylem-söylem birlikteliği hak getire.

İyi ki 'enerji ateşkesi' ilan edilmiş.

Yoksa enerji unsurları hedef alınırdı değil mi

Ve öyle de oldu.

Hem de Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald J. Trump'ın 'enerji ateşkesi' ilan etmesinden saatler sonra.

Rusya Federasyonu, Harkov'un ana enerji santralini vurdu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise "CHP-5 - büyük bir ısı ve enerji tesisi - üzerindeki vuruşu" doğrularken yalnızca geçen hafta Ukrayna enerji altyapısına 200'den fazla saldırının Rusya Federasyonu'nca düzenlendiğini, 150'den fazla kişinin ölümüne ve 700'den fazla kişinin yaralanmasına yol açtığını belirtti.