Batı cephesinde değişen şeyler var

Avrupa'da bir şeyler oluyor.

Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti tarafından Tayvan konusunda "tek Çin ilkesine bağlı kalmasını ve Tayvan meselesini Çin'in iç işlerine müdahale etmek için kullanmamasını umuyoruz. Tayvan meselesinde kırmızı çizgiyi aşmak kaçınılmaz olarak bir bedele mal olacaktır." denilerek uyarılıyor.

Finlandiya Cumhurbaşkanı, Avrupa Birliği'nin üyelik için Türkiye'yi 'ciddi şekilde düşünmesi gerektiğini' söylüyor.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, İngiltere, Kanada, Norveç, İzlanda, Batı Balkanlar ve Türkiye'yi de sayarak Avrupa Birliği'nin 40 üye ülkeye doğru genişlemesi çağrısını şöyle açıklıyor:

"Ukrayna, Moldova ve Gürcistan'a baktıktan sonra, Türkiye'yi de ciddi olarak düşünmemiz gerekiyor.

Artık kimse Türkiye'den bahsetmiyor ve en azından güvenlik açısından Türkiye'nin mümkün olduğunca yakın olması gerektiğini anlamak için zihnimizi açmalıyız."

Bu kadar da değil.

Avrupa Birliği Türkiye'nin öte kıyısında da 'varım' diyor.

Ermenistan'da yaklaşan seçimler öncesi Rusya'ya Ermenistan'ın tarım ve çiçek ihracatına yönelik kısıtlamalar yoluyla "ekonomik ilişkileri siyasi baskı için silahlaştırdığı" açıklaması gelmişti Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'den.

Bir adım daha ilerledi destek.

Ermenistan'a acil mali yardım olarak 50 milyon Euro'dan fazla taahhütte bulundu.

Hem de tam da Rusya'nın sınırladığı tarım-gıda ihracatında.