"Yaprak döker bir yanımız Bir yanımız bahar bahçe"...

NASA'nın uzay başarısı ile Türkiye'nin ekonomik çöküşü aynı haftada yaşanırken, insanlık gerçekten ilerleme mi yapıyor yoksa sadece yanılsama mı büyütüyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Artemis II'nin uzay rekorunu insanlığın en önemli başarısı olarak kutlarken, Hürmüz krizinin enerji fiyatlarını iki katına çıkardığını, Türkiye'de ise işsizlik ve yoksullukla boğuşan toplumun haber döngüsüne oyalandığını gözlemliyor. Acı ve umut arasında sıkışıp kalan çağımızda, yaprak döken ve bahar açan yönlerimiz eş zamanlı olarak ilerliyebilir mi?

Bunca hengameden sonra bu haftadan insanlık tarihine ne kalır diye sorsalar, hiç tereddüt etmeden "Nasa'nın Artemis II"si cevabını veririm.

Hafta başında işi gücü bırakıp adeta NASA'nın canlı yayınları aracılığıyla uzay yolculuğuna çıktım.

"Ben gri değilim, rengârengim" diyen Ay ile karşılaştım. Dünya ve Ay'ın büyüleyici görüntüleri içinde dolaştım.

NASA'nın Artemis II görevi kapsamında dört astronot, Dünya'dan yaklaşık 406.778 kilometre uzaklaşarak insanlı uzay uçuşlarında en uzak mesafe rekorunu kırdı.

Neden rekor

Çünkü 1970'teki Apollo 13'ün 400.171 kilometrelik rekorunu 6.600 kilometreden fazla aşarak Ay'ın arka tarafına geçti.

Bir yanım uzayda, bir yanım güncel kargaşada...

Kul Nesimi misali:

"Kâh çıkarım gökyüzüne, seyrederim âlemi; kâh inerim yeryüzüne, seyreder âlem beni".

Uzay ne kadar umutsa, güncel konular da o kadar bezdirici, iç karartıcı.

Savaş, çatışma, kavga, ölüm, adaletsizlik, yoksulluk...

İnsanlık bir yandan uzay çağında koşuyor, bir yandan toplumlar ağır acılar içinde kıvranıyor:

Tam da;

"Bu ne çıldırtan denge. Yaprak döker bir yanımız. Bir yanımız bahar bahçe" mısralarındaki durum.

Günlük hayat cevapsız sorular mezarlığı gibi.

Ateşkes oldu, bozuldu; Hürmüz açıldı, kapandı...Her gün tekrarlayıp duruyoruz: Yanı başımızdaki savaş ne olacak

Trump ile ABD daha ne kadar yürüyecek

ABD'de artık Trump'ın eski müttefiklerinin de aralarında bulunduğu birçok insan Anayasanın 25. Maddesinin çalıştırılması yönünde çağrılar yapıyor. Diyorlar ki "kurucularımız yürütme makamındaki bir deliyi görevden almanın en iyi yol olduğunu düşünmüşler."

Ya bu deliliğin bölgeye ve Türkiye'ye etkileri

40 günde petrol fiyatları 70 dolardan 140 dolara fırladı. Ateşkes denince biraz duruldu ama hiçbir şey sabitlenmedi...

Uluslararası Enerji Ajansı başkanı Dr. Fatih Birol İran'daki savaşı "tarihteki en büyük küresel enerji güvenliği tehdidi" olarak nitelemekte.

Dünyanın sıvılaştırılmış doğal gazının beşte biri, yaklaşık petrolünün beşte biriyle birlikte Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve belirsizliğin doğrudan maliyetleri dünyanın diken üstünde oturmasına yol açıyor.

Ama diğer yandan "yenilenebilir veya yeşil enerji" dörtnala menzile koşmakta.

Yaprak mı döküyoruz, bahar bahçe miyiz ya da ikisini bir anda mı yaşıyoruz

Bizim herkesten fazla yaprak döktüğümüz bir yaşam alanı var, ekonomi ile adaletsizlik.

İşsizler, yoksullar, emekliler, sabit gelirliler... Baş edilemez noktalardaki zamlar.

Fukaralık ve baskı altında bunalan koca bir toplum.

Ve hep sorular:

Nicedir halimiz

Siyaset nereye gidiyor, dertlerimize çözüm bulma vasfı yitip gitti mi

Yaşamımızda ağır depremler şiddetini artırırken, kendi tekrar eden haberler dönme dolap gibi dönüp duruyor: