Tavuk sektöründe hukuksuzluk kasırgası

Geçen cuma günü, beyaz et sektörüne yapılan çok geniş kapsamlı bir operasyon haberi ile uyandık... Tavukçuluk sektörüyle ilgili bu operasyon çok farklı fısıltılara yol açtı.

Ben bu gelişmenin "soruşturma usulüne" hukuksal açıdan bakmayı tercih ediyorum.

Hukuksal bir analiz, perde arkasındaki sisin dağılmasına da belki yardımcı olabilir.

Yasal dayanağı bulunmayan bu soruşturmanın ve operasyonun nasıl son bulacağı hukuksal açıdan büyük bir merak uyandırıyor haliyle.

Operasyonu Adalet Bakanı Gürlek sosyal medyadan duyurdu. Bu duyuruda çok önemli üç başlık var.

Önce ilk başlıkta yer alan gerekçeden başlayayım.

İşte o gerekçe:

"Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen şirketlere operasyon yapıldığı..."

Böyle tariflenen bir suç TCK'da var mı Var ise yaptırımı nedir

TCK'da bu gerekçedeki tarife yakın sayılabilecek iki düzenleme var.

Bir tanesi 237. maddedeki "fiyatları etkileme" suçu. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis.

Bir diğeri de olsa olsa 240. maddedeki "satıştan kaçınma" suçu. Cezası diğeri gibi bir yıldan üç yıla kadar hapis.

Bu iki suçun unsurlarının var olup olmadığı tartışması ayrı.

Gelelim ikinci başlığa, denetim kayyımlığına:

"Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştır."

Aynı gün İstanbul Başsavcılığı da bir açıklama yaptı ve denetim kayyımlığının CMK 133. maddesine göre uygulandığını bildirdi.

13 şirkete ne atanmış Denetim kayyımı.

Ve yasal dayanak CMK 133. Madde.

Önce şunu kesin olarak ifade edeyim; tavuk şirketlerine bu suçlama ile CMK 133. maddesine göre denetim kayyımı atanamaz.

Neden mi

CMK 133. maddesinde denetim kayyımı tedbirinin hangi suçlarda uygulanacağı tek tek yazılı da ondan. Kanun, denetim kayyımı atanmasını mümkün kılan suçları net bir şekilde saymış, belirlemiş durumda.

Bu suçlar arasında ne Bakan Gürlek'in tarif ettiği "suç" ne de "fiyatları etkileme" ve "satıştan kaçınma" suçları var.

Bu kadar açık ve kesin yasal düzenleme var iken, 13 şirkete adı deneti kayyımı da olsa kayyım ataması nasıl yapılır

Akıl alır gibi değil çünkü böyle bir şey yapılamaz.

Bir sabah kalkıp yasada karşılığı olmayan suç iddiası ile en büyük şirketlere operasyon başlatmanın, denetim kayyımı atamanın neticeleri ne olur

Sözüm ona korumaya çalıştıkları piyasa işleyişi, bu hukuksuz "denetim kayyımı" kararından nasıl etkilenir hiç düşündüler mi acaba Ya da umursadılar mı

Bu yapılan, dünyaya hukuk devleti özelliğimizi sıfırlamaya çalıştığımızı duyurmaktan başka bir şey değil. "Gelmeyin, ülkemizin yasa uygulayıcılarına aldıkları kararlara güvenmeyin, her an başınıza her türlü şey gelebilir, kayyım atanabilir, şirket CEO'nuz gözaltına alınabilir"