Kaos nereye açılır…

Çok kısa bir süre içinde yaşadıklarımızı şöyle bir anımsayalım mı

Yeni doğan çetesi tarafından öldürülen minicik bebekler, LGS çetesi, İBB borsası, kirli ilişkiler içindeki avukatlar, rüşvet ağı içinde yer alan bazı yargı mensupları, savunma sanayi gibi bir alana yerleşmiş türlü çıkar çeteleri ve soygun derken iktidara yürüyen CHP'ye karşı yargı düzeni kullanılarak alınan siyasi kararlarla kongre, kurultay davaları, bina işgali, tomalar, sıkılan gazlar...

Fonda da nasıl yürüyeceği belirsiz kalan ve artık daha az konuşulan "Terörsüz Türkiye" süreci.

Böyle gündemi olan bir ülke olabilir mi

Pilotunu kaybetmiş bir uçak gibi savrula savrula gidiyoruz.

"Bir olay sindirilmeden diğeri geliyor; umut hızla umutsuzluğa dönüşüyor.

Kaygı, korku, boşvermişlik ve boşverememe aynı gün içinde yaşanıyor.

Sonuç:

Yurttaş oy verse de etkisiz hissediyor, tartışsa da değişim umudu taşımıyor.

Politik katılımın duygusal getirisi azalınca rasyonel maliyet ağır basıyor; insanlar konuşmayı, tartışmayı hatta haberleri takip etmeyi bile ertelemeyi tercih ediyor.**"

Dr. Feyza Bayraktar, Diken haber sitesindeki "Bitmeyen siyasal alarm toplumu yordu" yazısında bu ortamda insanların psikolojisini böyle yorumluyor...

Dr.Feyza Bayraktar'ın tariflediği bu ruh halini, kaygıyı, korkuyu ve devamında umutsuzluk halini Saros Araştırma Grubu'nun son ay anket sonuçlarında da gördüm.

Ankette sorulan soru:

"Sabah uyandığınızda ilk aklınıza gelen konu nedir**"

%30.7: Temel ihtiyaçlar/ekonomi...

Lütfen ikinci cevaba dikkat buyurun:

%13.6: "Umarım bugün başıma kötü bir şey gelmez."

Evet bu ülke insanlarının kaygısı önce temel ihtiyaçları ve cebi, sonrasında güvenliği... İnsanlar korkuyor.

Biliyorlar ki başlarına kötü bir şey geldiğinde güvenecekleri kurumları kalmadı.

İşte kaygı tam da burada başlıyor.

Anket sonuçlarına göre "Türkiye'nin en önemli sorunu" %37.2 ile "ekonomi"...

%15.6 ile ikinci sırada "adalet-hukuk".

Ve halkın %81.5'i "ülkenin adalet sorunu var" diyor.

Bizi bırakmaya hiç niyeti olmayan enflasyon, hayatlara yerleşerek derinleşen yoksulluk ve kaybettiğimiz adalet, görünmez olan hukuk...

Resim bu... İki önemli bilime, iktisat ve hukuk bilimine ihanet de bu resmin sürekli tuali, sürekli fırçası ve sürekli boyası.

Yakınlarda değişen bir şey olur mu

Açıklanan yeni "orta vadeli programa bakınca" cevap "hayır" oluyor maalesef.

OVP'de 2025 yılı enflasyon hedefinde önceki tahmine göre %11'lik bir artış görülüyor.

Geçen yıl yayımlanan son OVP'de %17,5 olarak belirlenen 2025 enflasyon hedefi %28,5'e yükseltildi.

Hedefleri bir türlü tutmayan OVP.

5 yıllık rakamlar üzerinden bakıldığında OVP'nin enflasyonda sapma oranı tam yüzde 395,7 olmuş.