İnfaz paketi, terör suçları, Öcalan ve umut hakkı

Meclise geldiği söylendi.

Neyin

10. İnfaz Paketinin

Paket içeriği ile ilgili bir yandan Adalet Bakanı açıklamalar yapıyor Diğer yandan iki farklı konuda beklenti olduğu için "iddia" ya da "kulis" ya da "AKP kaynakları" başlığı altında paketle ilgili bir nebula dolanıyor.

Nebulanın içindeki bir konu "genel af". Bakan kesin bir dille genel affın olmadığını bildiriyor.

Diğeri ise DEM Partisinin Adalet Bakanı ile yaptığı görüşmede ilettiği talepler. Konu daha ziyade "Terörsüz Türkiye" süreci ile ilgili.

İletilen talepler ne

Genel kanaate göre bu taleplerin en başında Abdullah Öcalan'ın durumu ve terör suçlarının da infaz paketine dahil edilmesi geliyor.

AKP'li kaynakları da DEM Partisi'nin taleplerinin somutlaşması için "terör örgütü PKK'nın net olarak silahları bıraktığını açıklamasının beklendiğini" söylüyor.

İki taraf da karşıdan bir adım beklediği için bir tıkanma değilse de bir duraklama var gibi görünüyor.

Öte yandan, İnfaz Paketi ve Öcalan dendiğinde ilk olarak akla Devlet Bahçeli'den popülerleştiği "umut hakkı" konusu geliyor.

Bahçeli, "umut hakkını" bir şarta bağlamıştı.

Şöyle demişti:

"Terörün tamamen bittiğini ve örgütün lağvedildiğini haykırsın. Bu dirayet ve kararlılığı gösterirse, 'Umut Hakkı'nın kullanımıyla ilgili yasal düzenlemenin yapılması ve bundan yararlanmasının önü de ardına kadar açılsın."

Oysa umut hakkı, sadece Öcalan'ı ya da doğrudan Öcalan'ın tahliyesini ilgilendiren bir karar değil.

Umut Hakkı, bir AİHM kararı.

Bu nedenle Anayasamızın gereği "şarta bağlanmadan" uygulanması emredilen kararlardan biri

Bunun uygulanması için İnfaz Yasamızda da düzenlemeler yapılması gerekiyor.

Neden mi

Bizim infaz yasamızdaki 10716.maddeye göre sadece devlete karşı işlenmiş suçlardan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan suçluların koşullu salıvermeden yararlanması mümkün değil.

AİHM kararında yer aldığı üzere, "şartlı tahliye hakkı olmaksızın, bir müebbet hapis mahkûmu serbest bırakılma ümidi olmaksızın ve cezasının gözden geçirilmesini isteme ihtimali olmadan hapsedilirse, suçunu asla telafi edememe riski bulunmaktadır.

Gerçek şu ki, cezalandırma zamanla daha ağır hale gelmektedir, mahkûm ne kadar çok yaşarsa, cezası da o kadar uzun olacaktır.

Böylece, bir şartlı tahliye olmaksızın müebbet hapis cezası uygulanma zamanında hak edilmiş bir ceza olsa bile, zamanın geçmesiyle birlikte adaletin ve orantılı cezalandırmanın zayıf bir güvencesi haline gelecektir."

Özetle umudu olmayan hapis cezası olmaz deniyor.

Ayrıca AİHM "Öcalan'ı serbest bırakın" demiyor ki

Bakın karardaki ifade çok net:

"Mahkeme, bu ihlal tespitinin başvurana derhal tahliye imkânı tanıdığı şeklinde anlaşılmaması gerektiğini değerlendirmektedir."