Hukuk için cesaret var mı peki

Daha öce ipler atıyorlardı.

"HDP kapatılmalı", nerede ise her açıklamalarının baş tacı idi.

HDP kapatma kararını bir türlü almayan AYM üyeleri az kaldı "dağa gidin" diyerek kovulacaktı.

HDP baktı ki olmayacak, DEM olalım bari kararını aldı.

CHP'yi de atlamamak lazım. DEM'lenen CHP, DEM'li CHP son yerel ve genel seçimde dillerden hiç düşmedi derken

Bir şey oldu. Devlet Bahçeli "Terörsüz Türkiye" dedi

Yanlış anlaşılmasın iyi ki de dedi. "Terörsüz Türkiye" koşulsuz bir süreçti. Bize öyle dendi.

Ben süreci en başından destekleyenlerdenim ama sürekli bir hatırlatmada bulundum. "Terörsüz Türkiye", "hukuksuz Türkiye" ile gerçekleşemez.

Şimdi PKK fesih kararını açıkladı, süreç devam ediyor, silahlar gömülecek.

Bahçeli'den gene bir açıklama geldi.

Bahçeli "Terörsüz Türkiye" ", hukukunun üstünlüğünü esas alan eşit hak ve yükümlülüklerin egemen olduğu kapsayıcı ve kucaklayıcı, demokrasisini güçlendirmiş, ekonomik refahını artırmış bir Türkiye'dir" dedi.

Sonra da özetle "mezkûr hedefin kalıcı olması için 'terörsüz Türkiye' stratejisinin geniş bir toplumsal uzlaşmayla milli gayeler doğrultusunda inşasının gerektiği, bu kapsamda yol haritasını belirlemek üzere TBMM'de bir komisyon kurulmasının akla en yatkın seçenek olduğunu" bildirdi.

Hukuksuz iken "terörsüz" bir Türkiye'nin olamayacağı gerçeğinin eli yüzü artık görünür oluyor.

Arkasından da HSK seçimlerine atfen MHP'li Feti Yıldız'ın paylaşımı geldi:

"Bugün TBMM de HSK üyelerinin seçimi yapılacak. Suçsuzluk karinesi'nin esas alındığı, şüpheden sanığın faydalandığı, kimsenin kendini suçlamaya zorlanmadığı, bağımsız ve tarafsız mahkemelerde doğal hakimlerin görev aldığı, duruşmaların aleni, davaların makul sürede sonuçlandığı, delillerin vasıtasız olduğu, insan haklarına saygı duyan, koruyucu adaleti kuran, yargı denetimine bağlı olan hukuk devletinde; Tatbikatın içindeki kişilerin hukuk bilgisi ve vicdanına emanetiz."

Okudum bir daha okudum. Metin çok güzel. Ama metnin güzel olması başka, hukuk devleti olarak yaşadığımız gerçekler çok başka.

Suçsuzluk karinesi esas alınmıyor tam aksine peşinen suçlu ilan ediliyor ve hatta tutuklanarak cezası da peşinen çektiriliyor.

Şüpheden sanık yararlanması ilkesi mahkeme salonlarında duvara söylenen bir ilke artık.

Bağımsız ve tarafsız mahkemelerde doğal hâkim ilkesi mi Doğal hâkim ilkesi artık "uygun görülmeyen" bir karar verdiğinizde doğal olarak mahkemenizin değiştirilmesi, açığa alınması olabilir mi Pek çok örnek var, Ayşe Barım için tahliye kararı veren hâkim gibi mesela Ya da Osman Kavala için beraat kararı veren hâkim gibi mesela.

"Tatbikatın içindeki kişilerin hukuk bilgisi ve vicdanı" kısmına da fena takıldım.

Çünkü öyle mahkemelerde öyle hâkimler gördüm ki vicdan da yoktu, kendileri zaten hiç yoktu.

Anayasa emrini göz göre yok sayan AYM kararını, AİHM kararını uygulamayanlarını ben takip ettiğim davalarda gördüm. Hele istinafta olanı kesin ve bağlayıcı AYM ve AİHM kararına kürsüde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararını onandığını ayakta kaçar gibi okumuşlardı. Bir gün önce de duruşmada dinlemesi gereken gizli tanığı daha beter gizleyerek dinlemişlerdi.