Türkiye'de siyasetin değişmesi gerektiğini söylüyoruz.
Peki neyi değiştirmek istiyoruz İktidarı mı yoksa siyaset yapma biçimini mi
Neden hâlâ yeni bir siyaseti, eski yöntemlerden, eski kadrolardan, eski örgütlenme modellerinden bekliyoruz
Neden siyaset denildiğinde aklımıza hemen liderler, genel başkanlar, parti merkezleri, aday pazarlıkları ve koltuk hesapları geliyor
Neden gençleri siyasetin kurucuları olarak değil, çoğu zaman seçim kampanyalarının gönüllüleri olarak görüyoruz
İktidarın otoriterleşmesinden yakınıyoruz. Haklı olarak.
Peki muhalefetin köhnemiş siyaset anlayışını ne kadar sorguluyoruz
Daha da önemlisi, eski siyasetin sadece oyuncularını değiştirerek gerçekten yeni bir Türkiye kurulabilir mi
Bu soruları neden mi soruyorum
Sırbistan'da yaşananlara bakın...
1 Kasım 2024 Cuma günü saat 11.50'de, modernize edilen Novi Sad Tren İstasyonu'nun beton sundurması çöktü. On altı insan hayatını kaybetti.
Facianın ardından ihmal, usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları birbirini izledi.
Ülkeyi yıllardır yöneten, giderek otoriterleşen Aleksandar Vučić rejimi, bu kez karşısında beklemediği bir güç buldu.
Öğrencileri!
Önce üniversiteler ayağa kalktı. Ardından öğretmenler, akademisyenler, çiftçiler, işçiler... Yolsuzluğa karşı başlayan protestolar, giderek rejime yönelen demokratik bir isyana dönüştü.
İki yıl boyunca o ateş hiç sönmedi.
Ve 25 Ekim 2026 seçimlerinde Vučić yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı.
Öğrencilerin desteklediği liste, oyların yarısından fazlasını alarak 250 sandalyeli parlamentoda çoğunluğu elde etti.
On altı insanın üzerine çöken çatı, iki yıl sonra rejimin de üzerine çökmüştü.
Ama benim asıl ilgimi çeken, yalnızca Vučić'in yenilgisi değil.
Onu kimin, nasıl yendiği!
Çünkü Sırbistanlı gençler yalnızca bir iktidarı değil, geleneksel siyasetin ezberlerini de sarstılar.
1- Lider aramadılar, örgütlendiler.
Hareketin omurgasını üniversitelerde kurulan, plenum adı verilen forumlar oluşturdu. Öğrenciler bu forumlarda eylemleri, boykotları, örgütlenmeyi, sonrasında ise siyasi mücadeleyi tartıştılar.
Forumlar üniversitelerden ülkenin dört bir yanına, farklı meslek gruplarına yayıldı. İktidarın kamusal alanı kontrol ettiği Sırbistan'da toplum, kendi demokratik alanlarını yarattı.
Bir kurtarıcı beklemek yerine kendi siyasal iradelerini örgütlediler.
2- Önce koltukları değil, ilkeleri belirlediler.
Lidersiz bir taban hareketinin içinden 250 kişilik bir aday listesi çıktı.
Liste bir genel başkanın masasından hazırlanmadı.
Adaylar için temiz bir sicile sahip olmak, iktidar partisinden gelmemek, üst düzey muhalefet yöneticisi olmamak gibi koşullar belirlendi. Listede profesörler, öğretmenler, sporcular, çiftçiler ve farklı mesleklerin temsilcileri yer aldı.
Siyaseti meslek edinmiş kadroların karşısına toplumun kendisini çıkardılar.
3- Seçmeni televizyonlarda değil, kapısının önünde aradılar.

32