Toplumsal aklını kullanan ülkeler sağlıklı bir şekilde yollarına devam ediyor Biz de bulunduğumuz bataklıktan onlara imrenerek bakıyoruz.
Neden, çünkü tek adam rejimi ülkeyi çürüttü.
Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu, çürümenin sonucunu 4 noktada özetliyor:
Yoksulluk, Yolsuzluk, Yozlaşma, Yasaklar
Ben hukuksal çürümeyi bu dört noktanın toplamından daha da ötede görüyorum.
Sinan Ateş'in güpegündüz Ankara'nın göbeğinde vurulup, minnacık Narin'in boğularak öldürüldüğü ve katillerin korunduğu bir ülkeden söz ediyoruz.
Bu korkunç ve ivmesi sürekli artan çöküşü kim durduracak
Siyaset kurumunun durdurması gerekmez mi
Olması gereken bu ama konu siyaset kurumu olunca daha acil bir soru daha var, siyaset kurumundaki artık acıklı gülümsemelere neden olan çürümeyi kim durduracak
Bu hafta yaşananlara hep birlikte şahit olduk.
Hafta başı TBMM 28'inci dönem 3'üncü yasama yılı açılış töreni yapıldı.
Tören öncesi CHP Genel Merkezi, "ayağa kalkma" kararı aldı. Vekillere mesajlar yollandı.
Sonra ne oldu
Genel Merkezin, "Sultanizm Rejimi"ni meşrulaştırma girişimi kendi parti meclis grubunu ikiye böldü. CHP'li milletvekillerinden 58'i toplantıya katılmadı, 9'u ise ayağa kalkmadı.
Ve hem parti içinde hem de kamuoyunda CHP lehine olmayan büyük bir tartışma başladı Görebildiğim kadarıyla CHP seçmeni ciddi bir öfke duydu bu yapılana.
Yerel seçimler sonrası elde ettiği toplumsal gücü CHP gereksiz bir biçimde biraz daha havaya savurdu.
Meclis Açılış günü adeta laboratuvar oldu.
Çünkü
1 Ekim siyaset kurumunun maskesiz yüzünü göstermek açısından son derece öğretici ama o ölçüde de ürkütücüydü.
Sabah korkutucu bir yüz ve kulak tırmalayıcı bir sesle evlere giren siyasetin çirkin yüzü, akşam açılış resepsiyonunda ballı börekli bir halde bunların "oyun olduğunu" ikrar etti.
Siyasal iktidarın etrafımızdaki ateş çemberini ve Türkiye'nin İsrail'in hedefinde olduğu bahanesini ileri sürerek iç siyasette yeni bir hazırlık peşinde, bu anlaşılmakta
Zaten "yeni bir dönemin" başladığını da duyuran Devlet Bahçeli, sabah Meclis kürsüsünde 'çürük' dediği CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i teselli etti:
"Üzülme, bazen siyaseten söylememiz gerekenler oluyor."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in cevabı daha da şaşırtıcıydı:
"..hürmet ederim" .
Toplumun kaderini tayin eden bir devlet etme biçimi değil bu, adeta bir vodvil.
Mamafih Bahçeli 1Ekim resepsiyonundaki amacının ne olduğu henüz tam berraklaşmayan "manevrasını" CHP ile sınırlı tutmadı.
Grup konuşmasında "Devşirilmiş ve DEM'lenmiş fosillere meydanı boş bırakmayacağız"

134