Müstemleke Valisi Tom Barrack ülkemizin müşfik monarşi ile yönetilmesini öneriyordu. Batı tarzı demokrasinin bizim ülkemiz için uygun olmadığını söylüyor, Körfez ülkelerindeki müşfik, hayırsever, tatliş (!) olanlarını örnek gösteriyordu.
Barrack bir Kuzey Afrika (Magrip) ülkesi olan Fas'ı sıralamaya almamıştı. Oysa Fas bu tür bir monarşiydi; tam adıyla Üniter Parlamenter Monarşi. Kabileler ülkesi olan Fas'ta, 1956 yılına kadar ülkeyi yöneten Fransız sömürge valisi, o yıl sürgünden dönen krala ülkeyi devretmişti! 2011 Arap Baharı sonrası gidilen referandumda, 2002 yılında kurulan ve amblemi gaz lambası olan İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (!) (PJD) kurduğu koalisyonla seçimli parlamenter sisteme geçiliyordu. Bu, hiçbir partinin çoğunluğu alamaması üzerine kurulmuş bir sistemdi!
Sonuçta, yüzyıllara dayanan kabile yönetimi geleneğine bağlı olarak, kralın içinde yer aldığı Alevi Hanedanı ülkeyi yumuşak eldivenle yönetiyor. Bunu ülkenin her yerinde yer alan büyük reklam panolarındaki aile fotoğraflarından anlayabiliyoruz. Panolarda yer alan bir diğer kişi ise Avrupa futbolunun da en ünlü oyuncularından olan Eşref Hakimi. Havalimanından başlayarak ülkenin en ücra köşelerine kadar her yerde Hakimi ve arkadaşlarının resimleri asılı.
İçerdiği coğrafi ve beşeri farklılıklarla olağanüstü bir ülke olan Fas'ta, içinde tarım yapılmayan her alana bir futbol sahası kurulmuş. Son derece ilkel görünümlü toprak futbol sahalarında, özellikle hafta sonlarında seyircili karşılaşmalar yapılıyor. Ya da tam tersi, okyanus kıyısındaki yerleşimlerdeki kumsal alanlarda yüzlerce genç futbol oynuyor. Şehirlerin her caddesinde futbola ilişkin malzemelerin satıldığı dükkanlar var. Alışveriş yapılan sizinle ilişki kurmak için söze futboldan giriyor, ülkemizde oynayan futbolcuların form durumundan bahsediyor. arşıda bir ara kaybolduğumda beni soran eşime, tepemdeki açıklıktan benzetme yapmış olsa gerek,

5