'Terörsüz Türkiye süreci' ile 15 Temmuz'u birlikte anma…

Fehmi Koru
17.07.2025
1

Almanya'da Hitler'in hüküm sürdüğü dönemle ilgili belgeselleri izleyenler bilir: Nasyonal Sosyalistler'in düzenlediği mitinglere genci ve yaşlısıyla yüz binler büyük bir coşku ile katılmıştır.

Hepsi de lidere sonsuz sadakatlerini sunmak için yırtınan yüzbinler...

Kalabalıklardan aldığı güçle Avrupa'yı istila şehvetine kapılan Hitler'in açtığı savaşlarda 60 milyon Avrupalı'nın hayatını kaybettiği bilinir...

İkinci Dünya Savaşı Almanya'nın yenilgisiyle sona erdi; Hitler ve yanındakiler hayatlarına kendi elleriyle son verdiler... Savaşın hesabını sormak son safhasında askerleriyle müdahalede bulunan ABD'ye düştü.

Nasyonal Sosyalist kadro Amerikalı yargıçlar önüne çıkıp ağır cezalara çarptırıldılar.

Yüzbinlerce insanın yürüyüşlerine katıldığı, onbinlercesinin parti teşkilatı içerisinde yer aldığı, binlercesinin ölümcül kararları yerine getirdiği Nazi kadrosundan kaç kişi yargılandı, dersiniz

Ben söyleyeyim: Üst kadrodan sadece 24 kişi ve değişik uğraş alanlarından da 185 kişi...

Geri kalanlarını 'yeniden kazanma süreci' içerisinde eğitimden geçirmekle yetindi savaşın galipleri...

Dünya sinemasının en iyi 10-15 filmi arasında mutlaka anılan 'Nürnberg Mahkemesi'ni (Judgement at Nuremberg) izlemiş olanlar, galip güçler temsilcileri, Nazi zulmüne maruz kalmış, yakınlarını ve bütün varlıklarını kaybetmiş kişiler ve onların mensup oldukları kesimlerin, acılarını sineye çekmek zorunda kalışlarının beyaz perdeye yansımasından etkilenmişlerdir...

Filmin sonunda şu bilgi paylaşılır: "Bizim bu filmi çevirdiğimiz şu günlerde (1961 yılı) Almanya'daki cezaevlerinde tek bir Nazi suçlusu kalmadı."

Gazze konusuna global yaklaşımı eleştirmek üzere İngiliz gazetesi Guardian'da yazan Alman gazeteci Eva Ladipo, Nazi irtibatı sebebiyle Nürnberg'de yargılanan dedesi Walter Warlimont ile onun gibi subay olan kardeşinin, mahkemede müebbet hapis cezası aldıkları halde altı yıl sonra cezalarının azaltılmış ve 1954'te de serbest bırakılmış olduklarını duyurdu.

Daha büyük bir toplumsal kazanç için bazen acılara katlanmak, hatta bazen de onları unutmuş görünmek gerekebilir.

Almanlar yenildikleri ikinci büyük savaştan sonra bunu yaptı işte.

Ülkemiz bilinen anlamda bir savaşa şu yakınlarda taraf olmadı, ama hem son yarım asrını bir çok yönden heba etmesiyle unutulmayacak izlere sahip bir etnik teröre muhatap oldu, hem de yakın tarihinin etkileri daha uzun yıllar hissedilecek en uğursuz olayı olan FETÖ örgütüyle irtibatlı lanetlik 15 Temmuz darbe girişimini yaşadı.

Her ikisi de travmatik olaylar bunlar...

İlkinde 50 bine yakın insan hayatını kaybetti, ikincisinde de 253 kişi...

Şimdilerde süregiden 'Terörsüz Türkiye süreci' PKK'yı temsilen 30 kişinin silahlarını yakmasıyla en fazla zorlanılacak safhasına girdi.

Galiba, "PKK terörden vazgeçsin de gerekirse militanları cezasız kalsın" noktasına gelinebilecek de, bunu sağlamak için çıkartılacak aftan FETÖ'den yargılanıp cezalara çarptırılmış olanlar da yararlanır diye çekiniliyor...

Kaç kişiden söz ediyoruz

Darbe girişiminin dokuzuncu yılı münasebetiyle Anadolu Ajansı bir tablo yayımladı. Tabloda, 15 Temmuz'dan bugüne, tam 390 bin kişi gözaltına alınmış, 113 bin 837 kişi tutuklanmış ve 118 bin 814 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmış görünüyor....