Tehlike çanları neler anlatmaya çalışıyor

Fehmi Koru
Bugün
14

Uzun yıllar aynı sıralarda dirsek çürüttüğümüz bir mektep arkadaşım sabahın köründe aradığında ağzından çıkan ilk cümle "Benim kanalımı kapattılar" oldu.

Anlamadığımı fark edince "Halk TV'yi kapattılar" diye getirdi sözünün arkasını.

Kim bilir daha kaç kişi aynı hisleri duymuştur.

Patronun şirketlerine yönelik bir soruşturma açılmış; iyi de, Halk TV'ye el koymanın gerekçesi ne

Halk TV yayınına devam ediyor, ama TMSF yönetiminde. TMSF ise daha önce el konulduğu halde yayınlarına eski kadrosuyla devam eden HaberTürk'ten farklı davrandı Halk TV'ye; ekranında bütün gün Mudurnu'dan, Göynük'ten yerel güzellikler sergileniliyor...

Televizyonlarda sıkça görüşlerini açıklama fırsatını bulanlardan bir dostum, zaman zaman ekranları paylaştığı tanıdıklarına, "Dilinize hakim olun, yoksa..." uyarısında bulunduğunu fısıldamıştı bana.

Birkaç hafta önce yapmış bunu...

İlk uyardığı kişi, paylaştığı bir sosyal mesajı yüzünden tutuklanmış...

Arada, pek çoğumuzun sağlıklı haber ve yorumlar için sıklıkla başvurduğu T24 haber sitesine erişim engeli getirildi.

Dostumun ve tanıdıklarının genellikle çıktıkları kanalın başına gelen, son örnek...

Seçim tarihi yaklaştıkça kim bilir daha ne gelişmelerle karşılaşacağız...

Evet, fazla tereddüde mahal yok: Şu sıralarda siyasi hayatımızı ilgilendiren ne yaşanıyorsa, hepsinin ardında en geç bir yıl içerisinde sandık başına gidilecek seçimin tedirginliği yatıyor...

Kamuoyu yoklamalarına bakmaya gerek yok; iktidarın devamında kararlı olan siyasi çevreler ile geleceğini iktidarın devamına bağlamış görünenler, zaman içerisinde edindikleri deneyimle, siyasetin nabzının nasıl attığını hepimizden daha iyi biliyorlar...

Eşit şartlarda gidilecek bir seçimde halkın 'yanlış' yapabileceğini hesap edebilecek durumdalar...

Şartlar çoktandır eşit olmaktan çıktı zaten...

Muhalefet daha önce hiç olmadığı kadar bölük pörçük...

En önemli muhalif figürler cezaevlerindeler ve itibarlarını yerle bir etmeyi amaçlayan iddialara karşı kendilerini savunma mücadelesi vermekteler...

Güçlü siyasi figürlerin cezaevlerinde bulundukları sırada gidilecek seçimin öncesi, sırası ve sonrasında, propaganda, organizasyon ve değerlendirme açılarından, muhalefet onlardan yararlanamayacak...

Bir önceki cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği için yapılan seçimlerde, çok sayıda parti, aralarındaki eğilim farkını önemsizleştiren bir yaklaşımla, amaçta birleşip bütünleşebilmiş, gerektiğinde özveriye de katlanabilmişti.

Aynı özverili davranışın zemini yok bugün.

Cumhurbaşkanlığı seçimi de yapılacak sandık ortaya çıkınca; her muhalefet partisi sanki kendi adayıyla yarışa katılacakmış gibi bir görüntü veriyor...

Muhalefetteki her parti ayrı ayrı seçime girdiği takdirde, %7 seçim barajını aşamayacak olanlar yüzünden, şartlar zaten iktidar cephesinin lehine...

Üstelik, iktidar, yeni müttefiklerle cephesini genişletmeyi de başarıyor gibi...

İktidarın seçime kadar karşılaşabileceği sorunlara hazırlıklı olduğu da anlaşılıyor.

En tehlikelisi, son birkaç haftayı gürültüsüyle geçirdiğimiz fon skandalı idi. İçerisinde yer alanların vurgunlarının bir süre daha ortaya çıkmayacağı beklentisiyle hareket ettikleri olay patlayınca sergiledikleri şaşkınlıktan belliydi.

Üzerlerine far tutulmuş tavşan gibiydiler...