Tarzan için geriye sayım başladı mı yoksa

Ülkemizde gecenin bir vakti, ABD'de akşama doğru saatler...

Priştina'da milli takımımız ev-sahibi Kosova milli takımını yenerek ABD-Kanada-Meksika üçgeninde bu yıl ortalarında yapılacak dünya kupasına 24 yıl aradan sonra katılma hakkına kavuşmuş ve ben onun heyecanındayım...

Vakit gece yarısı... Yatmadan önce son gelişmeleri öğrenmek için CNN International kanalına göz atıyorum...

Trump Beyaz Saray Oval Ofis'teki koltuğunda otururken çevreleyen gazetecilere cevap yetiştiriyor...

İşittiklerimi duyunca kulaklarıma inanamıyorum.

Bir yandan "İran'ı yendik" anlamına gelen sözler sarf ediyor ABD başkanı, bir yandan da savaşın iki-üç hafta daha süreceği 'müjdesini' veriyor... Bu arada, Avrupa ülkelerine "Gidip Hürmüz Boğazı'nı kendiniz açtırın" aklını veriyor...

Aynı anda İran'ın stratejik tesislerine Amerikan füzeleri düşmeye devam ettiği gibi, 5 bin yeni deniz piyadesi daha bölgeye geliyor...

İran'a 28 Şubat günü başlatılan saldırıların sebebi 'rejimi değiştirmek' imiş ve amaç ülkenin öndegelen şahsiyetlerinin öldürülmesiyle gerçekleşmiş; yeni işbaşına gelen kadrolar daha uyumlu ve müzakerelere açık kişilermiş...

Hay Allah, hay Allah...

Bir anlık savaşın sona ereceği haberi olarak gördüm söylediklerini ve sevinecek oldum. Herhalde piyasa yatırımcıları da aynı düşüncelere dalmış olmalılar ki, son günlerde 'SOS' sinyalleri veren Amerikan borsasında olumlu kımıldanmalar başladı.

Trump'ın konuşmaları borsayı bir aşağıya bir yukarıya doğru sallıyor...

Çelişkili konuşmalarının içeriğini önceden bilebilecek durumda olanların ön alıcı girişimleriyle, o arada birileri kaybederken bir başkaları da milyon dolarlar kazanıyor...

İlk saldırılar başladığında, bölgeyi bilen konulara vakıf yorumcular, saldırıların en önemli amacının İran'da 1979'dan bu yana ülkeyi yöneten kadroların devrilip yerlerine Amerika'ya yakın birilerinin getirilmesi olduğunu açıklıkla ifade ettiler...

Trump ve yanındakiler ileri sürülen gerekçeyi beğenmediler...

"Ne rejim değişikliği, bu da nereden çıktı" demeye başladılar...

ABD'de aralarında Trump'ı ölesiye destekleyen MAGA taraftarlarının da bulunduğu geniş kitleler "Bize ne İran'ın rejiminden, ülkenin bu hale gelmesine değer mi" itirazında bulunmaya başladılar da ondan...

Netanyahu da İran'ı gerekirse yeryüzünden silme amacını hiç saklamadı.

Dört haftalık saldırılar sonunda Washington'un ağız değişikliğine gittiği fark ediliyor.

Savaş bakanı Pete Hegseth, Salı günü düzenlediği basın toplantısında "İran'da artık yeni bir rejim var; rejim değişikliği gerçekleşti çünkü. Öncekinden daha akıllı bir rejim söz konusu. Başkan Trump anlaşmaya yakın" diyebildi.

Hem de en yakın mesai arkadaşı, ulusal güvenlik danışmanı da olan dışişleri bakanı Marco Rubio'ya ters düşmeyi göze alarak...

Rubio, savaş bakanından sadece bir gün önce, İran'daki yeni kadrolara fazla güvenilemeyeceğini söylemiş, El-Cezire televizyonuna da, yine aynı gün, daha da ileri giden açıklamalarda bulunmuştu.